Ne seni anlatmaya yetti zaman, ne beni anlamana.
Dereden tepeden konuştuk, giyimden, kuşamdan, ölümden, yaşamdan;
Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan,kalabalıklardan, filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, gözyaşından;
Evlerin iç dünyasından söz ettik…
Bu dünyayla başkalarının dünyasıydı o uzun uzun anlattıklarımız.
Bir de dost arkadaş muhabbetleri…
Kendi dünyamızdan söz etmedik hiç.
Başımı alıp dağlara çıkacağım avazım çıktığı kadar haykıracağım; Dağlar taşlar yıkanacak gözyaşlarımda, beni onlar anlayacak derken... Ben, sen anla diyordum aslında..
Baktın öylece anlayamadın.
Teselli edecek sözler aradın, çığlığı duyamadın Suskun olduğum günlerde yüreğimin neden buz tuttuğunu düşünmedin hiç…
Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı yoktu, yürek mi? Bilmiyorum…
Ben beni anlatmaya yetmedim biliyorum.
Seni anladım mı yeteri kadar şimdi düşünüyorum.
Sar beni…
Üşüyorum…
-Yıldız KENTER
Yıldız Kenter