Puan vermedi·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Mart 2025 14:42 Tanizakinin bu eseri yazarın okuduğum kitapları içinde korku/gerilim türüne en yakın hatta tek kitabı. Fakat yine japon gelenekselliği ve modernleşme arasındaki uçurumları ve gerilimleri işlemiş…
Klasik Tanizaki anlatılarında sıkça rastlanan karanlık arzular, saplantılar ve ahlaki çatışmalar bu kitapta da kendini gösteriyor…
Baş karakterimiz Sonomura gittiği bir hareketli resim gösterisinde (kitabın yazıldığı dönemlerde halk arasında sinema ) ilginç bir olaya şahit olur. Arkadaşı Takahaşinin deyişiyle delilikle normallik arasındaki kıvrak zekasıyla işin içinden çıkmayı bildiği gibi vuku bulacak cinayetide öngörür ki fazla uzatmayalım
Neyse;
Tanizakinin edebi kimliğini belirleyen en önemli özelliklerden biri, Japon geleneği ile Batı etkileri arasındaki gelgitleridir. Erken döneminde, özellikle Batı edebiyatından etkilenerek yazdığı eserlerde modernist anlatım biçimlerini denerken, olgunluk döneminde giderek daha fazla geleneksel Japon estetiğine ve anlatım biçimlerine yönelmiştir. Mesela, Bir Kedi Bir Adam İki Kadın’ da batılılaşmaya dair ironik ve eleştirel bir tutum sergilese de, Naomi gibi erken dönem eserlerinde batılılaşmanın çekiciliğine kapılmış karakterleri işler., ki bu kitabı okuyanlar bilir neredeyse iki sayfada bir ‘batılı’ bilmemne ile kafayı bozmuştur. Gecenin Şeytanlarında da bu geleneğe sadık kalarak, modernleşmenin bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı çelişkileri karakterlerin iç dünyasında açığa çıkarıyor. (Bu arada biliyorum kitabın ismiGündüz Şeytanları, da, neden yahu bütün şeytanlıklar gece oluyor)
Tanizakinin üslubu…
Ya; yazmayacağım kayıkçı, uzun yorumları okumuyorlar sonra. İyisi mi sen kürekleri namaste çek ne olur ne olmaz…