Bazı anlar ve şarkılar
Bazen hayatın gürültüsü içinde kayboluyoruz. Telefon ekranları, bitmeyen konuşmalar, sessizliğe tahammül edemeyen bir dünya… Oysa insanın ruhu sessizlikte büyür. Ve o sessizliği dolduracak en güzel şey, bir kitabın sayfalarını açarken çıkan o hafif hışırtıdır. Bir kitap, yalnızca okunmaz; içine girilir. Sayfalarının arasında başka insanların kalbiyle tanışırsın. Kendinden kaçarken kendine yaklaşırsın. En yorulduğun anda bir cümlenin sana sarıldığını hissedersin. Bazen tek bir satır, yıllardır söyleyemediğin bir duygunun tercümanı olur. Ve okurken arkadan çalan hafif bir müzik düşün… Ruhuna dokunan, yormayan, kelimelerin arasından süzülüp kalbine yerleşen bir melodi. Klasik bir piyano olabilir, sakin bir caz tınısı, belki de İskandinav rüzgârı gibi serin ve temiz bir müzik… O an dünya susar, sen kalırsın, kitap kalır, müzik kalır. İşte o anda fark edersin: Okumak bir alışkanlık değil, bir nefes alma biçimidir. Dertlerini susturan, zihnini besleyen, kalbine ışık tutan bir kapıdır. Bir kitap seç, zor olmasın, kalın olmasın, sadece sana bir şey fısıldasın yeter. Bir fincan çay, arkadan hafif bir melodi… Ve ilk sayfayı çevir. Devamı zaten geliyor. Çünkü kitaplar insanı zorla içine çekmez; nazikçe çağırır. O çağrıyı bir kez duyduğunda, bir daha hiç eskisi gibi kalmazsın.
1000Kitap
·
424 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.