Ne büyük potansiyeli olan yazarlarımız var...
Bugün sizlere Neslihan Çapan kaleminden Melez: Cehennemin İlk Günü'nden bahsedeceğim. Genel itibariyle akıcı bir dille kaleme alınan, nispeten özgün bir kurgusu ve iyi kurgulanmış karakterler barındıran bir kitaptı. Ayrıca özenle hazırlanmış karakter kartları, illüstrasyon kartı, bir notepad ve ayraçlar bulundurduğunu da belirtmeliyim. İçeriği dolu dolu hazırlanmış, her detayi düşünülmüş, oldukça özenli bir kutuydu.
Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, iblisler, periler, şifacılar ve meleklerin bir arada yaşadığı bir evrende gözlerimizi açıyoruz. Uzun yıllardır belirli kurallar dahilinde hüküm süren dört krallık, günün birinde büyük bir anlaşmazlığın ortaya çıkmasıyla karışıyor. Bu anlaşmazlık melez olarak doğan ve melez olan herkesin infaz edilmesini zorunlu tutan Safkan Irk Protokolü. Bu öylesine acımasız bir protokoldür ki çoğunluğu iblislerden oluşan Ayaklanma adlı bir topluluk kurulur. Çıkan bu fikir ayrılığı büyük bir savaşa sebep olur ve her krallık savaştan büyük darbe alır.
Peri krallığınin askeri gücü oldukça azalır ve iblis krallığında büyük bir kuraklık meydana gelir. Peri kraliçesi ve iblis kralı çocuklarını Safkan Irk Protokolüne uygun şekilde evlendirmek karşılığında birbirlerine yardım etmeyi kabul eder. Fakat bakalım Peri Prenses Harley ve İblis Prens Tyrone bu zorunlu evliliğe ne tepki verecektir?
Genel itibariyle severek okuduğum söyleyebilirim. Giriş bölümünde yazarın kalemini çok takdir ettim fakat ilerleyen sayfalarda cok fazla yan karakterin devreye girmesiyle kurgudan biraz koptuğumu kafamin karıştığını hissettim. Yan karakterlerin her birinin kendi hikayesinin de anlatılması güzel ama bunu ilk kitapta yüzeysel gecip sonraki kitaplarda yan karakterlere ayri ayrı odaklanilsa daha akici olurdu gibi hissettim
Bu türü sevenlere tavsiye edebilirim. Fantastik kurguya başlangıç için güzel bir okuma olabilir. İşte bu kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı:
"Ne kadar imkansız olursa olsun kalp, aklın değil ruhun arzuladığının peşinden koşuyordu."
"Aiden sahte arkadaşlıklar edinmektense yalnızlığında boğulmayı tercih edenlerdendi."
"Axel hala kayıplara birer sayi muamelesi yapmıyordu, yapamıyordu. Ne de olsa kaybedilen canlar sevdiğimiz birilerine aitse ölüm oranı daima yüzde yüzdü."
"Herkesin sihriyle kurduğu bağ oldukça kişiseldir. Kimimiz aklımızla kimimiz kalbimizle bağ kurarız. Ama şunu asla unutmamalısın ki sihri en çok besleyen şey duygulardır. Onlar olmadan sihir yapmak kanatların olmadan uçmaya benzer"