Yazarın Butimar’dan sonra okuduğum ikinci kitabı. Bu kitap beni hem hikâyesiyle hem de anlatım tarzıyla içine çeken, farklı bir deneyim yaşatan romanlardan biri oldu yine. Kaan Murat Yanık sadece bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmıyor, bizi 18.yüzyıl Osmanlı İstanbulu ile Hindistan Delhisi arasında dolaştıran, tarihle harmanlanmış bir dünyaya davet ediyor.
Romanın ana karakteri Bünyamin aslında. Her şeyden uzaklaşarak Kars’ın bir köyüne yerleşiyor ve orada kendi hayatında önemli bir yeri olan Eylül’ü ve hikayesini yazmaya başlıyor. Orada komşusu Besti Nine ile tanışıyor ve evindeki o kilitli kapı sadece Bünyamin’e açılmakla kalmıyor bize de bambaşka bir dünyanın kapısını aralıyor. Orada 266 yaşındaki Zencefil Nam Şekerbaz ile tanışıyoruz. Bu tuti papağan küfürbaz, bilge, alaycı ama aynı zamanda sadık ve yoldaş bir karakter. Zencefil’in anlattıklarıyla da Gülbadem dahil oluyor hikayemize. Dostukları çok güzel, mizahi bir dille anlatılıyor. İkisi de birbirine “gağa” diye hitap ediyor :) Gülbadem Hindistan’da bir vezirin oğlu. Ama çok hoppa, aklı fikri ilimde. Olaylar bu iki kafadarı 18.yüzyıldaki İstanbul’un keşmekeş haline sürüklüyor. Gülbadem ve Zencefil memleketlerinden gurbete gelirken hem geçmişlerinden hem de kimliklerinden kopmanın hüznünü taşıyorlar. Gülbadem bir ilimkar olarak tanıtılıyor İstanbul’da. Padişah için çalışan ustalardan birinin emrine veriliyor, Sunullah Efendi’ye. İlk zamanlar birbirlerine zıt gitseler de zamanla ustasının buyruğu altına giriyor daha sonraları da ustasının ona söyleyeceği gibi onun yanında adeta pişiyor. Ustası ile çok çalışıyorlar, padişahın emrettiği silahları yapmak için. Buradan arta kalan zamanlarında da İstanbul’un eğlence hayatıyla tanışıyor. Burada birçok farklı karakterle tanışıyoruz. İsimleri çok ilgi çekici; Fıstıkçı Şahap, Feylesof, Frenk Üzümü… :)
Gülbadem aynı zamanlarda Ruhsar ile tanışıyor, yolu Ruhhane’ye düşüyor. Ve burada karşılaştığı meczup denilen bir kıza, İpek Böceği’ne aşık oluyor. İstanbul’un siyasi ve toplumsal sürecini de görüyoruz Ruhsar karakteri ile. Padişaha karşı yanındaki birçok kişi ile isyan etme planları yapıyor. Gülbadem hem İpek Böceğini hem de padişahı korumak için maceraya başlıyor..
Anlatım sıkıcı değil aksine sizi içine çekiyor, derin bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabı okurken içinde masallar, hikayeler, rüyalar ve mitolojik göndermeler barındıran katmanlı bir büyülü gerçekçilik dünyasına dahil oluyoruz. Bu dünyaya dahil olmak için bence geç kalmayın, keyifli okumalar…
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık