3/10
·304 syf.··
2025 1. kitabı
Spoiler içerir Uzun zamandır içinden çıkamadığım kronik kitap okuyamama durumuna öyle bir ilaç oldu ki bu kitap…çünkü “Hıı?? Eee sonra? Eee? BİT ARTIK LANET OLASI KİTAP” diyerek sırf aşırı kinimden 4-5 günde bitirdim. Gerek Nobel ödüllü olması olsun gerek isminin ilgi çekiciliğinden ve hakkında yapılan muazzam yorumlardan dolayı “Evet muhteşem bir kitap okuyacağım” kafasına girerek, ki biliyorum benim hatam, aşırı bir heyecanla okumaya başladım. Ama bu kadar yavan ve tahmin edilebilir bir hikaye gerçekten beklemiyordum. Yazarın yapmaya çalıştığı şeyin farkındayım. Yaşadığı kasabanın delisi olarak görülen “marjinal” bir kadının gözünden anlatılıyor hikaye ve her ne kadar bir çok insan buna tutulmuş olsa da benim için sorun zaten tam olarak burada başladı. Janina’nın marjinalliği olarak lanse edilen şey kibirli ve insanlara tepeden bakan bir karakter. Diğer insanlar kendi görüşlerine katılmadığında “Zaten çok akıllı değil bu anlamasını da beklememiştim” gibisinden düşüncelerini okuyoruz kitap boyunca. Veya insanlara kendi adlarıyla hitap etmeyi reddedip kendinin onlara yakıştırdığı takma adlarla seslenmesini. Ee belki o insan da kendine yakıştırdığı başka bir adla anılmayı istiyor onu ne yapacağız? Bana göre kitabın en önemli sorunlarından bir tanesi olay akışının AKMAMASI. İlk cinayet ve sonraki cinayetler arasında okuyucunun ilgisini yitirmesine neden olacak derecede boşluklar var ve bu boşluklar Janinanın anlamsız kasaba ziyaretleri, yapılıp içilen çorbalar ve bu hayatta en anlam veremediğim uğraşlardan biri olan Astroloji ile ilgili sayfalarca gereksiz bilgi ile doldurulmuştu. Bu gereksiz bilgiler beni artık öyle bir noktaya getirdi ki okurken uzay boşluğunda süzülüyormuş gibi hissettim. Cinayetlerin failini tahmin etmek ise çok basitti. Belki de şaşırtma gayesi taşımıyordu yazar ama öyleyse biz ne okuduk? Et tüketen tü kaka insanların belasını bulması mı? İnsanlar hep ya beyaz ya da hep siyah mıdır? Hiç gri yok mudur? Bu hikaye barbar insanlar tarafından katledilen hayvanların kasabanın kaçığı Janina tarafından intikamının alınmasını mı anlatmaktadır? Hikaye bu kadar sığ bir noktaya çekilebilirse bu kitap nasıl Nobel almıştır? Janina’nın bir hayvanın canını alma söz konusu olduğunda dehşete düşüp aynı zamanda 3 insanın canını alması ve bu konuda zerre suçluluk hissetmemesi karakteriyle çatışmıyor mı? Dürüst olmak gerekirse biraz ödül alma kaygısı güdülerek yazıldığını düşünüyorum. Üzgünüm Olga, bir daha görüşmemek üzere
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,060 okunma
·
313 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabın ortasındayım, sorun ben de mi neden ilerlemiyor bu kitap diyip bi de yorumlara bakayım dedim. Evet spoiler yedim ama haklı olduğumu da görmüş oldum. Ne polisiye okuduğum belli ne felsefe, kopuk kopuk bişe. Bir de kimse belirtmemiş yorumlarda ama çeviri de berbat değil mi yaa. Bazı cümleleri tekrar tekrar okuyup bu nasıl cümle dediğim oldu
Aynı düşüncedeyim 3 gündür hadi artık bir 10 sayfa daha diyerek bitirdim .sarı yüz kitabı da böyle olmuştu 😔