Merhaba bugün okuyup çok beğendiğim kalemi ile bu kitap sayesinde tanıştığım Ezheran yorumu ile geldim. Asıl çirkinlik cemalde değil, kemaldedir; surette değil, sirettedir.
Adar: Genç yakışıklı babası gibi siyasete meraklı onun yolunda siyaset bilimleri bölümü okuyan parası havası kibri olan deli kanlı bir gün arkadaşlarına kendisine ait dağları olduğunu söyler ve oraya tırmanmayı teklif eder ve kamp yapmaya giderler belli bir tırmanıştan sonra arkadaşları pes eder ama adar sonuna kadar gitmeye kararlıdır ve tırmanışı tamamlar dönüş yolunda elinde çıkan oluşan küçük bir yara tüm hayatını kaderini değiştirir. Elinde oluşan yara bir süre sonra tüm vücuduna yayılır ağrıları acıları görüntüsünün farklılığı onu başka bir Adar aline getirir. O artık kimsenin yüzüne bile bakmak istemediği çevresinin bir bir ondan koptuğu babasının bile tahammül etmediği biri haline gelmiştir hiç bir tedavi işe yaramaz ve ailesinden uzakta kendine ait dağlarının olduğu güllerle dolu köşke gönderilir.
Kendine ait ona gönülden bağlı bir kaç yardımcısı ile birlikte insanlardan uzak yaşamaya başlar . Yağmurlu bir günde zor durumda olan yaşlı bir adam gül köşküne misafir olur ertesi gün oradan ayrılırken bahçede gördüğü güzel güllere dayanamaz ve onlardan birini koparır asrın hatasını yaptığında işte o zaman fark eder Adar için hayat olan o gül yaşlı adam için sıradan bir çiçektir Adar'ın tepkisi karşısında şok olur " İnsanlar neden bu kadar nankör! İstediğin her şeyi aldığın hâlde neden bir başkasına ait olana gözünü diktin ? Bu suça verilen ceza ise kızı Ezheran'ın 1 ay boyunca bu köşkte çalışmasıdır.
Ezheran: Hem güzel hem vicdanlı inançlı genç kızımızın bu eve gelişi her şeyi kökünden değiştirir. Özellikle Adar'ın insanlar hakkındaki fikirlerini başına gelen şeylerin isyan ederek çözümlenemeyeceğini öyle güzel anlatıyorduki Adarın şaşırmaktan olabilirmi böyle bir insan demekten başka bir şey diyesi gelmiyordu. Nasıl bir dertmiş ki şifasını vermemiş olsun Allah ya zamanı gelmemiş yahut da nasıl Derman olunur bilemiyor Adar Bey "Sen çirkin değilsin, Sadece doğru göze denk gelmemişsin. Sana bakmayı bilmemişler. Kitap benim çok sevdiğim bir kitap olarak kitaplığımda baş köşeye yerleşti iyi ki okumuşum diyorum.