·68 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mart 2025 10:52 Herkese merhaba, bugün yine bir çırpıda bitirebileceğiniz ve satır satır kendinizi arayabileceğiniz bir kitapla daha geldim.
Galiba bu klasik kısa eserlerin amacı uzun romanlardaki gibi başka dünyalara yelken açtırmaktansa, kendi dünyamızda yelkenlimize yön vermemizi sağlamak. İnsanın içsel yolculuğu için çok kıymetli bir kitap.
Bu kısa romanın satırlarında yalnız kaldığınız zamanlardaki kendinizi bulacaksınız. Tek bir kişiye bile dudaklarınızı aralayıp tek kelime edemeyeceğiniz zamanlardaki çaresiz iç çekişlerinizi duyacaksınız. Sırtınızı sıvazlayacak kimseniz olmadığında ya da kimsenin umrunda olmadığınızı bilmenize rağmen sessizce ağlamaya çalışırken içten içe akıttığınız gözyaşlarınızı hissedeceksiniz.
18 yaşına basmak üzere olan Berger'in tıp öğrenimi için Viyana'ya gitmesi ve oradaki hareketli dünyaya ayak uydurmaya çalışırken hem bocalaması, hem de kendiyle ilgili yeni şeyler keşfetmesini konu alıyor. Bu süreçte tanıştığı yan oda komşusu ve onun sevgilisi Karla'nın da bu süreçte onun üstündeki etkisi çok büyük olur. Spoiler yemek istemeyenler olabilir fakat 68 sayfalık, bir çırpıda bitirebileceğiniz bir kitapta neler olup bittiğini öğrenmeniz o kitabı okuma hevesinizi kaçırmamalı çünkü böyle kitapları okumak üzerine olan heves daha çok edebi haz alma isteğiyle ilişkilidir.
Yani kitabı şu an bahsedecek olmama rağmen okumalısınız.
Akışına ayak uyduramadığı Viyana'da arkadaşı olan tek kişiyi, yan oda komşusu Schramek'i, onun sevgilisi Karla ile aralarında geçen temastan dolayı kaybeder. Arkadaşını akdatıyormuş hissiyle ondan uzaklaşan Berger, kendisini günden güne tüketen bir yalnızlık duygusunun içinde bulur. Bu duyguyla beraber kendinden bile uzaklaşan Berger neyi nasıl düzeltebileceğini, hatta düzeltip düzeltemeyeceğini bile bilmiyordur çünkü kendisini yaşıtı erkekler gibi görmez; kıyasla daha güçsüz, çelimsiz ve hayata karşı toydur.
Bu ikilemlerin içinde sessizce yitip gitmeyi bekleyen Berger'in aniden adeta yolunu aydınlatan bir şey olur. Bir gün eve geldiğinde gündelikçi kadının ateşli bir hastalığa tutulmuş olan kızını görüp ona yardım etmeye çalışması, onu hayata bağlamak için yeni bir eşik olur..
Umarım sözlerimin başında ifade ettiğim hisler, sizin de içinizde uyanır. Ya da umuyorum ki uyanmaz çünkü yapayalnız yürüdüğünüz yollardan geçmiş olmanızı istemem. Bu öyle bir şeydir ki sevmediğiniz birinin başına geldiğinde bile içiniz burkulur. Umarım öyle bir yalnızlıkla sınanmamışsınızdır ya da sınanmıyorsunuzdur.
Kendinize iyi bakın, iyi okumalar..