·928 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mart 2025 23:07 Dikkatli okuyun çünkü komple SPOİ konuşmak zorundayım!
.
.
.
.
.
.
.
.
O kadar kalbim kırık ve mahvoldum ki en sevdiğim kitabın böyle bir sonla bitmesine paramparça oldum. Spoi almamıştım ama milletin tepkilerinden sonunun kötü bittiğini ölüm olduğunu tahmin etmiştim. Ama ölüm şekillerinin nasıl olduğunu tahmin edememiştim. Eftalyanın ölüm sahnesinde Tugaydan son kez adını duymak istemesi... Öldüğünde Tugayın inanmaması "Savaşı durdurun avukatımın kalp atışlarını duyamıyorum! " Diye bağırması "hayır avukatım zaten hep soğuktur o kansız çünkü ölmedi ki o." Diye ağlaması gerçekten paramparça oldum. Hayallerini gerçekleştiremeden ölmeleri... Tugayın son kez eftalyanın cübbesiyle beraber hayali gerçekleştirebilmek için uçağa binmesi özgürlük gökyüzündedir demesi valla okurken salya sümük oldum. Bu kitap böyle bitmemeliydi ya. Öldü gibi gösterilip başka bir yerde yaşamaya devam edebilirlerdi. Yazarı çok severim ama böylesine güzel bir kitabın ölümle bitmesi bütün herkesi paramparça etti gerçekten çok kötü. Sanki gerçek bir arkadaşım ölmüş gibi hissettim ve saatlerce aynı bölümleri okuyarak ağladım bütün sözleri aklıma kazındı resmen... Geriye dönüp baktığımda veya tekrar okuyacak olduğumda ikisinin de yaşamıyor olması düşüncesi beni daha da üzdü. Biliyorum bir kitap karakterleri onlar, ama biz çok alışmıştık sanki bizimle beraber bir yerde yaşıyorlardı. Yine de ölmelerini kendime yediremedim çok hüzünlü bir sondu. Eftalya bahçesinin de resmen Eftalya mezarlığına dönmesine de bir yandan kahroldum Tugay intihar etmeden önce eftalyanın mezarına iki dalı solmuş orkide ekmesi ve Tugay da ölünce çiçeklerin açması o kadar anlamlı ki. Eftalya öldüğünde bile Tugayın çiçeklerini avukatından esirgememesi mezarı çiçek bahçesine dönüştürmesi... Ahhh ah ne desem nafile çok güzel bir kitaptı başka alternatif bir son yazılabilirdi. Özgürlüğüme değil özgürlüğümüze değil özgürlüğünüze....