“Kafka bu kitabı yazmasan da olurdu yani..” “Neden böyle bir kitap çıkarırlar piyasaya?” “Bilsem almazdım tabi. Bomboş bir şey okuduğumu hissediyorum.” “Kafka’nın en ifadesiz kitabı diyebilirim.” şeklinde bazı yorum ve incelemeler gördüm. Açıkçası bir inceleme yazmayacaktım ama bu söylemler üzerine birkaç laf etmeye geldim.
Kafka’nın eserleri varoluşçu ve absürd anlatılar olarak kabul edilir. Bugün hâlâ onun eserleri üzerine sayısız akademik çalışma yapılıyor. Sadece keyif almak için yazılmış bir kitap bekleyen okuyucular için Kafka belki de uygun bir yazar değildir çünkü kendisi insanın içindeki boşluğu açığa çıkaran bir yazardır.
Eğer bir eser, üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen hâlâ tartışılıyorsa, onun gereksiz olduğunu söylemek yerine, neden bu kadar etkili olduğunu düşünmek daha doğru olur. O halde düşünelim.
Hikayedeki açlık sadece fiziksel açlığı değil, manevi ve sanatsal bir tatminsizliği de simgeliyor. Açlık sanatçısı, sıradan insanların tükettiği şeylerle beslenemiyor; ona göre tatmin edici olanı bulamıyor. Bu, gerçek anlamda bir gıda eksikliği değil, ruhunun doyumsuzluğunu ifade eden bir metafor. Eğer "sevdiği yiyeceği" yani kendi idealine uygun olanı bulabilseydi, diğer insanlar gibi yaşayabileceğini söylüyor.
Aynı zamanda kitaptaki diğer iki hikayeyle birlikte toplumun sanatçıyı nasıl değersiz gördüğünü ve onu nasıl hızla unuttuğunu gösteren bir eleştiri. Açlık sanatçısının ölümü büyük bir olay ya da trajedi olarak görülmüyor. Aksine, bir an önce ortadan kaldırılması gereken bir yük olarak algılanıyor. "Josephine, Şarkıcı ya da Fare İnsanlar" hikâyesinde de fareler için hayatta kalmak ve günlük mücadeleler daha önemlidir. Bu, sanatın ve sanatçının hayatta kalma kaygıları içindeki toplumlarda nasıl ikinci plana itildiğinin bir göstergesidir. Josephine, özel olduğunu düşünse de, hikâyenin sonunda toplum onun yokluğunu pek de umursamaz. "İlk Acı" da bir akrobat hikâyesidir ama aslında sanatçının yalnızlığı, toplumun ilgisizliği ve zamanın kaçınılmazlığı üzerine bir metafordur.
Yani kitaptaki hikâyelerde Kafka, sanatçıyı göz ardı edilen, anlaşılmayan ve nihayetinde unutulan bir figür olarak ele alıyor. Toplum, sanatçıyı bir süre ilgiyle izlese de, zamanla ondan sıkılıyor ve onu terk ediyor. Sanatçının çektiği acılar, onun varoluşunun bir parçası hâline geliyor.
Ben öneririm, çok kısa sürede bitirilebilecek güzel bir kitaptı.