·81 syf.····Okunma: 11 Mart 2025 12:51 İntihar, yazarın arkadaşının intiharı üzerine arkadaşının hayatı ve onu intihara götüren olayları anlattığı eseridir.
Kitap bir anı- mektup tarzında yazılmıştır. Tabi kitabın arka kapağından da anlaşılacağı üzere intihar eden kişi bir arkadaşı mı yoksa hayali bir kişi mi asla bilemeyeceğiz. Belki de kendisi...
Yalnızlık, belki de onu bu noktaya iten sebep. İnsanlar içerisinde yalnız olmak ya da yalnız olmayı seçmek. Hayata, yaşamaya ve intihara daha yakın bir açıdan bakmamızı sağlamıştır.
Edouard Leve kitabını teslim ettikten sadece on gün sonra ise intihar etmiştir.
*
Yalnızca yaşayanlar tutarsız görünür. Ölüm, onların yaşamını oluşturan olay dizisini sona erdirir. İşte ondan sonra, boyun eğip o olaylara bir anlam yüklemeye çalışırız. Anlam yüklemeyi reddetmek, bir yaşamın, dolayısıyla yaşamın kendisinin saçma olduğunu kabullenmek demektir.
*
Çünkü dünya tutarlı bir olay dizisi değil, algılanan darmadağınık şeylerin yığınıydı.
*
Kitaplardaki yaşam, ister belgelenmiş ister uydurulmuş olsun, sana gördüğün, duyduğun yaşamdan daha gerçek geliyordu. Gerçek yaşamı algılarken tek başına oluyordun. Yeniden anımsadığında da, belleğindeki belirsizlikler yüzünden zayıflamış oluyordu. Ama kitaplardaki yaşamı başkaları düşlemişti: Okuduğun şey iki bilincin, seninkiyle yazarınkinin üst üste gelişiydi. Algıladığın şeyden kuşku duyuyordun, yoksa başkalarının uydurduğu şeyden değil. Gerçek yaşama sürekli dalgalanmaları içinde katlanmaya çalışırken, kendi ritmine göre okuyarak kurgusal yaşamın akışına söz geçirebiliyordun: onu durdurabiliyor, hızlandırabiliyor ya da yavaşlatabiliyordun. Geriye dönebiliyor ya da geleceğe sıçrayabiliyordun. Okur olarak, bir tanrı gücü vardı sende: Zaman sana boyun eğiyordu. Ağızdan çıkan sözlere, en doğrularına bile gelince, onlar yel gibi geçip gidiyorlardı. Belleğinde bir takım izler bırakıyorlardı bırakmasına ama anımsayınca varlıklarından kuşku duyuyordun. Aklında söylendikleri haliyle mi kalmışlardı, yoksa kendince biçimlendirmiş miydin?
*
Buyuran ister başkası olsun, ister kendin, sipariş üstüne mutlu olamazdın. Yaşadığın mutluluklar birer lütuftu.