Gönderi

Puan vermedi·283 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
“Dil, yalnızca anlatının taşıyıcısı değil, aynı zamanda şiddetin, öfkenin ve hayatta kalma mücadelesinin bir parçası olabilir mi?” Deli ve Öfkeli Şehrimizde tam da bu sorunun cevabını diliyle veriyor. Guy Gunaratne yalnızca olayları anlatmakla kalmıyor, dili bir yumruk gibi kullanıyor. Okurken sarsıcı, sert, kesik bir ritim hissediyorsunuz. Kelimelerin duygulara yetmediği yerlerde ise zaten başka bir anlatım mümkün olmuyor. Londra’nın kıyısında kalmış gençlerin hikâyesini anlatıyor bu roman. Selvon, Ardan ve Yusuf… Üçü de var olmanın ve ayakta kalmanın derdinde; ama geçmişleri ve sokaklar onları şekillendirmek, ezmek, savurmak istiyor. Onların sesleri, yaşadıkları dünyanın acımasız gerçekliği içinde kaybolup gidecek mi, yoksa o dili bükerek kendi hikâyelerini anlatmayı başarabilecekler mi? 2018 Man Booker Uzun Liste’de olup 2019 Dylan Thomas Ödülü’nü kazanan bu roman yalnızca Londra varoşlarında büyüyenleri değil modern dünyanın kıyısında sesini duyurmaya çalışan herkesi anlatıyor. Sadece okurun yüzüne çarpan sert bir roman değil aynı zamanda sesin ve sessizliğin romanı. Peki, bu şehirde kimin sesi duyulacak? Kim unutulacak? Müthişti
1000Kitap
Deli ve Öfkeli ŞehrimizdeGuy Gunaratne · Livera Yayınları · 202525 okunma
·
204 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.