·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mart 2025 00:00 Vasconselos'un otobiyografik bir romanı olan Şeker Portakalı bizlere 5 yaşında... Özür diliyorum 6 yaşındaki kendi minik, yüreği büyük Zezé'nin hayal dünyasının kapılarını sonuna dek açıyor. Yer yer güldürse de sonlara doğru oldukça dokunaklı bir havaya giren romanda acının ne olduğunu öğreniyoruz. Duygularını en uçta yaşayan Zezé'nin yaşadıklarını okurken duygusal iniş çıkışlar yaşamamak mümkün değil, ruhumuzun dengesini alt üst eden muazzam bir eser olmuş. Zezé'nin haklı/haksız sürekli şiddete uğraması, buna rağmen büyüklerini anlaması, çocuk haliyle yetişkinmiş gibi düşünebilmesi... Bazı çocuklar erken büyür... Yaşadıklarından sonra sevgiyi filmlerde arayıp dilenecek kadar insanlığa küsmüş Zezé'mizi -tanışma serüveni her ne kadar kötü de olsa- Portuga hayata bağlar. Şefkati, sevgiyi, dostluğu onda bulur. Ona olan bağlılığı öylesine büyür ki bir anda baba-evlat ilişkisine dönüşür.
"Ağlarsam ayıp olur mu?" ah Zezé... Ağlamanın ayıbı mı olur?
"Kestiler bile baba, bir haftadan fazla oldu,, şeker portakalı fidanımı kestiler."
"Benim babam öldü. Onu Mangaratiba öldürdü."
Son yıllarda okuduğum en duygusal romanlardan biri olarak kütüphanemde önemli bir yere yerleşen bu kitabı ölmeden önce mutlaka okunması gereken bir kitap olarak herkese tavsiye etsem de... Bir öğretmenin öğrencilere performans değerlendirmesi olarak verdiği bu kitap, bir veli tarafından kitapta argo sözcükler ve küfürler olduğu gerekçesiyle bakanlığa şikâyet edilmiş Bakanlıkça Türk adetlerine ve geleneklere uymadığı gerekçesiyle kitabın çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek unsurlar içerdiğine karar verilmiş ve bu nedenle yasaklanmıştır. Dolayısıyla okullarda kullanılması ve öğrencilere dağıtılması yasaklanmıştır. Kitabı okumak isteyenler bu bağlamda karar vermelidir.