Gönderi

Üstadın renkli, bir o kadarda gerilimli dünyasına yolculuk
Puan vermedi·96 syf.··
2025 4. kitabı
Bana göre Osmanlı Simitçiler Kasidesi, sadece bir şiir değil, eski zamanların sokak ruhuna bir yolculuk. Nuri Pakdil, Osmanlı simitçilerini anlatırken aslında geçmişin düzenini, o dönemin esnaf ahlakını ve insan ilişkilerini hatırlatıyor. Simit, burada sadece bir yiyecek değil, bir medeniyetin küçük ama güçlü bir sembolü gibi. Şiiri okurken gözümde eski İstanbul sokakları canlanıyor. Sabahın erken saatlerinde sokak aralarında yankılanan "taze simit" sesleri, küçük ama önemli bir detay gibi duruyor ama aslında o dönemin şehir kültürünün bir parçası. Simitçiler sadece simit satmıyor, bir şehrin ritmini de oluşturuyor. Bugün o sokakları düşündüğümde, aynı seslerin hâlâ var olup olmadığını sorguluyorum. Pakdil’in dili sert, vurucu ama bir yandan da derin bir hüzün taşıyor. Sadece geçmişi övmek için yazmıyor; aslında kaybolan değerleri fark etmemizi istiyor. Benim için bu şiir, bir şeyleri hatırlamaktan çok, eksikliğini hissettiklerimize dair bir uyarı gibi. Simitçilerin sesleri azaldıysa, o seslerin sustuğu şehir de bir şeyleri kaybetmiştir, değil mi? *** (Küçük bir not Nuri Pakdil tam anlamıyla bir dil ustası olmasından mütevellit kitabı anlamakta biraz zorluk çekilebilirsiniz bunun için de Arif Ay'ın şerhini yapmış olduğu "bir yürüyüş senfonisi" adlı kitaptan yardım alabilirsiniz.)
Edebiyat
Osmanlı Simitçiler KasidesiNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 2014409 okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.