Gönderi

Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 15:51
Yazar diğer tüm kitaplardan ayrılan bir dil oluşturmuş. İlk başlarda bu dili garipsiyorsunuz ama okudukça alışıyorsunuz. Bu yönüyle kitap biricik. Yazarın kitapta değindiği ana tema güzel bir tartışma konusu. Toplumun güvenliğini sağlamak amacıyla suçluları seçim hakkı olmayan bir canlıya "otomatik portakala" dönüştürmek yani insan olma özelliğini almak kabul edilebilir mi? Kimi insanlar buna hayır derken kimileri de bu soru karşısında kararsız kalıyorlar fakat benim için bu sorunun cevabı çok basit: Kesinlikle evet. İyiler kötüler karşısında yeterince kötü olmadığı takdirde genellikle yenilmeye mahkumdurlar. Suçluları gerektiği gibi cezalandırmayan yargı sistemi aslında suçluları ödüllendirirken geri kalan tüm toplumu cezalandırmaktadır. Tıpkı şu an Türkiye'de olduğu gibi. Yargının görevi meşru şiddet tekeli olan devletin gücünü kullanarak suçluda korku oluşturmaktır, suçsuz işinde gücünde olan vatandaşta değil. Fakat şu an Türkiye'de yargı sistemi bitik halde olduğu için tecavüzcüler, katiller, dolandırıcılar en fazla 1-2 sene hatta belki o kadar bile yatmam diye düşünüp özgüvenli bir şekilde suç işliyorlar. Böylece suç makinelerine dönüşüyorlar. İşte Otomatik Portakal kitabının konusu da buna dayanıyor. Kitap bu yönüyle de diğer distopik romanlardan ayrılıyor. Kurduğu distopya diğer distopyalar gibi bilim kurgu tadında gerçekleşen bir felaket senaryosuna dayanmıyor, aksine son derece gerçekçi bir durumu biraz daha distopikleştirerek önümüze sunmuş. Faillerin ekseriyeti 18 yaşından küçükler. Biraz daha distopikleştirdiği dediğim kısım burası. Çünkü gerçekte suçluların ekseriyeti 18 yaşının üstündedir. Romanın aynı isimle Stanley Kubrick'in yönettiği kültleşmiş filmi de bulunmakta. Merak edenler izleyebilir.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.