Hayatı için bir seyler yapması gerektiginin farkında olan ama yetişkinler tarafindan kendisine işaret edilen hicbir seyde kendisini bulamayip ona yönelemeyen, tutunmak için bir seyler arayan ama hiçbir seyi tutunabileceğikadar derin bulmayan, aslinda hayattan çok da beklentisi olmayan, günü gecirmek icin yasayan ama aslinda içindeki sevgiyi yöneltebileceği bir seyler bulabilecegine ve mutlu olacagina inanan, küçük seylerle mutlu olabilen, kafasinin içi derin bir boşluk olmasına rağmen oldukça yüzeysel bir hayat süren ergenlik caginda bir çocuk.
Holden' bir yandan çevremdeki ergenlik cağindaki insanlarla özdeslestirebiliyorken bir yandan da ergenlik çağından çikmis bir insan olarak onunla bazı duyguları paylaştiğimi gorebiliyorum. O yasta yetiskinlerin kurduğu bir düzende onların beklediği sekilde basarili olabilmek icin en doğru adimlari atman beklenir. Aslinda sen de basarili olmak ve buna uzanan adimlari atmak istersin ama basari nedir, adım nedir, ölçusu ve tanimi nedir, benim icin olan mı toplum için olan mı benim için doğrudur, buna karar verebilecek yetkinlikte miyim, bunu hayata gecirmeye yetecek enerjim ve motivasyonum var mi, yoksa bunu nasıl sağlarım diye düsünüp durursun ve bu o kadar uzun sürer ki harekete gecmen gereken zamanda ilk adimi nasil ve nereye doğru atacagini dusunmekten bir seylere gec kaldim dusuncesine ağlamaya baslarsin bu sefer de. Savrulup durursun yani ve insnalar seni savruluyor olmakla suçlamqya baslarlar. Bu yalnizca bizim ulkemiz gibi istedigi kosullarda yasayamayan ulke vatandaslarina has bir şey gibi gelirdi bana ama Amerikali bir genc bile bu dusunceler icinde kaybolabiliyor demek ki. Varoluş sancisi evrensel diye anliyorum buradan.
Bu yasta 16 yasindaki Holden ile paylastigim duygu ise kesinlikle yüzeysellik. Etraftaki her sey ve her duygu o kadar yuzeysel ki bir yerden sonra derin seyler aramayi birakiyor ve zamanla kendinin de yuzeysellestigini göruyorsun. Ama icinde derin bir seyler var. Bu yuzeysellik seni tatmin etmiyor ve icinde koca bir boşluk hissediyorsun.Surekli doldurmak icin cabaliyorsuna ama kendin de yuzeysellestigin icin bu arayisi tamamlayamiyorsun. İcindeki boslugun bünyende yarattigi aciya alismaya calisiyosun sonra da. Kendini kirbaclayip duruyorsun.