Son bir senedir beni en çok etkileyen kitap oldu. Kitabın anlatım dili beni en büyüleyen tarafıydı. Peyami Safa'nın üslubunu bilirsiniz, eski kelimeler boldu. Neyseki her sayfanın dipnotlarında toplam 300 kadar kelimenin anlamı verilmişti.
Olay örgüsüne olabildiğince yakın buldum kendimi. Karakterlerin 1-2 metre uzağında bu dünyaya konuk olmuş gibiydim.
Aldatma, ihanet gibi popüler bir konu işlenmiş olsa da karakterlerin duyguları, tavırları hatta nesneler en güzel işlenmiş kısımdı. Yani olay örgüsü alıp götürmez ama yazarın üslubunu severseniz sele kapılmış gibi olacaksınız. İlk sayfada kapıdan girip son sayfada o kapıdan çıkacaksınız.
Bu arada kitap kapağını çok kötü buldum. İçeriğini hiç yansıtmıyor ve çirkin bir çizim olmuş. İyi ki buna bakıp geri durmamışım.
Daha detaylı incelemek isteyenler kitabın tanıtım pdf'sine bakıp üslup ve dil hakkında daha kesin bir kanıya varabilir. Linki en aşağıya bıraktım.
BEN, SEN, O
-1-
"Ne dehşetli gece! Fırtına ve ay var. Koca taş bina öterek sarsılıyor. Kalın duvarlara sinen derin bir inilti. Çerçeve aralıklarında boğularak uzayan sesler, çığlıklar, ıslıklar… Lamba sönük. Çembere giden, içeri kaçan kırık dökük ışık parçalarıyla odan loş. Yalnız, yatağının beyazlıkları görünüyor ve yastığın çukuruna gömülü başının müphem*(belirsiz) gölgesi.
Üstüne eğiliyorum. Gözlerin kapalı ve yüzün bembeyaz. Uyuyor musun? Yoksa meçhul, ağır tasvirlerin baskısı altında beynin mi ezildi? Bu gece kaç defa, bütün vücudunu saatlerce ihtilâca*(titreme) uğratan yaman ve esrarlı beyin…
Meşum*(kötü) vaka seni çok yordu, çok ağladın, hıçkırdın, bitti.
Nefes alışını duymuyorum. Yalnız havayı içine çekerken yorganla beraber kabaran göğsünün ağır ağır yükselişini, sonra kısa ani bir soluk bırakarak çöküverişini görüyorum.
Seni, büyük taş bina içinde yalnız bırakmaya katlanarak odandan çıktım, sofanın ışığını söndürdüm. Artık bütün bina simsiyah.
Orada bir yarı ölü bırakarak sokağa çıkıyorum. Şüphe, kıskançlık, izzetinefsimin isyanı, zilletimin şuuruyla tıkanarak, taş binaya, beyaz cephesini sıvayan donuk ay ışığına bakıyor, fırtınayla savrularak dolaşıyorum..."
Tanıtım pdf'nin devamını okumak isteyenler için:
otuken.com.tr/u/otuken/docs/b...
Ben, Sen, OPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202243 okunma