Erol Güngör Osmanlı'nın inkılap hareketleri, İttihat ve Terakki'nin istibdat karşısındaki açılımları, 1. Dünya Savaşı, Cumhuriyetin kuruluşu ve Atatürk inkılapları arasında kendini bulmaya çalışan Türk milletinin sosyolojik analizini yapıyor. Bu kitap ideolojilerin, iktidarların toplumumuzu ne şekilde etkilediğini farklı bir bakış açısıyla değerlendirmemi sağladı. Erol Güngör'ün sosyolojik analizlerinin hala geçerliliği var mı diyebilirsiniz fakat aydın sınıfının hâlâ sağlam bir analiz üretemediği ve toplumu yönlendiremediği,aydınlatamadığı bir çağda olduğumuzu düşünürsek Erol Güngör’ün fikirleri bugün de altın değerindedir. Erol Güngör aydın olmak için önce içinde yetiştiğin toplumun gerçek meselesini, kültürünü özümsemiş olmak gerektiğini aydın kişiliği ile ortaya koyuyor. Bu noktada Türkiye'deki aydın sorununa da parmak basıyor. Konuyu ele aldığı tarihler 80 öncesi olsa da o günün dinamiklerini anlamadan bugünü doğru yorumlamak da mümkün değil kanaatindeyim.
Sosyolojik çözümlemelerinin yanı sıra milliyetçilik ve Türkçülüğü ele aldığı makaleleri de bugün içi boşaltılmaya çalışılan bu iki kavramın gerçek manasını ve hedefini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Keyifli okumalar dilerim. Erol Güngör