·152 syf.····Okunma: 15 Mart 2025 17:45 Birkaç gün evvel Sefile'yi bitirdim. Halit Ziya, yirmili yaşlarındayken yazmış Sefile'yi. Sefile; Osmanlı döneminde düşmüş kadın, aşağı gibi anlamlarda kullanılan bir kelimeymiş. İçeriği nedeniyle dine aykırı görüldüğünden o dönem kitaplaştırılmamış. Eser bir gazetede tefrika halinde yayımlanmış. Sefile, kitapta verilen bilgilere göre Ahmet Mithat Efendi'nin düşmüş kadın konusunu işleyen "Henüz 17 yaşında" romanının antitezi olarak görülüyormuş.
Kitabın ana karakteri Mazlume isimli bir dilenci kızdır. İyi giyimli, yaşlıca bir hanım bu kızı yardım etmek niyetiyle evine alır. Böylelikle, kimsesiz kızın zaten sefil olan hayatı daha da aşağılara düşer. İkbal, İhsan karakterleri de hikayeye dahil olur, olaylar ilerler.
Kitap büyük bir beklentiyle okumadığımı belirteyim. Anlatımı gayet akıcı buldum. Olayların anlatımında günümüzden geçmişe zamana ve başka anlatıcıların bakış açılarına geçişler oldu. O ara bana ana karakter ana karakter olmaktan çıktı gibi geldi.
Kitabı okurken aklıma takılan bir soru vardı, neden bu kitapta hiç iyi kimse yoktu, üzücüydü... Sonra kitabı bitirip önsözde yazılanlara bakınca Halit Ziya'nın hep kötü hayatları anlattığını okudum...