Öncelikle
Tekrar etmek istiyorum: Lütfen Nos'u verir misin? :D D. N. Archeron
Gümüş Yürek 1 çok ama çok güzel bir giriş kitabıydı. Nos, Zaina, Marlo ve Eira muhteşem bir dörtlülerdi ama aralarından biri ne yazık ki sonsuz karanlığa karıştı. Yani kendine. Çünkü Nos siyaha aitti. Siyah da Nos'a. Eira ise hiçliğe ait sanırım. Ne insan ne fey. Hâlâ ne olduğunu bulamamış tam bir kabul görememiş. İcinde denizci kadar hırsızlık da var. Aslında çok çeşitli bir karakter. Ne yapacağını kestirmek güç.
Çoğunlukla gemide geçen, uzun bir yolculuktu. Benim için sonu biraz hüsran olsa da yeni maceralarını merakla bekliyorum. Nos yok belki (kimse de onun yerini dolduramayacak) ama yine de Nos ile kavuştuklarında ona anlatacak bir sürü hikâyeleri olacak.
Bast karakterini... Bilmiyorum çok nötr kaldım sanki. İyi bir arkadaş olursa sevebilirim. Ama Eira ile çift olurlarsa... Nos'a ihanet etmiş gibi hissederim o yüzden sevemem.
Tamam, gerçekçi bakılacak olursa aradan uzun zaman geçecek Nos ile son görüşmelerinden. Tabi ki hayatın olağan akışına ayak uyduracak duyguları değişecek belki de. Ama gerçekçi bakmaya gerek yok benim açımdan. :( Şu an böyle hissediyorum. :'(
Ben kitaba başlarken her an bir yerlerden Nos çıkacak diye heyecanla bekledim... Gerçekten. Ben mutlu son seven biriyim... Mutsuz sonlar beni üzüyor.
Doğal Denge'ye çok öfkeliyim. Ne gaddar ne acımasızlar...
Onun dışında betimlemeleri yer yer sevdiğimi söyleyebilirimm, beni pek sıkmadılar... Normalde pek sevmem.
Diyecek başka sözüm yok. :)
Okuyacaklara iyi okumalar
Yol sizden yana olsun :)