Çay aşkına!
Puan vermedi·96 syf.··
2025 11. kitabı
Kitabın adının “Çay Kitabı” olması yanıltmasın. Bu kitapta çayın tarihi gelişiminden ziyade, çaydan yola çıkarak felsefi düşüncelere değiniliyor. 7 bölümden meydana geliyor. Her bir bölümde, bolca Taoculuk anlatısı bulunuyor ve Taoizmin sanat ile ilişkisi, sanattaki sadelikle bağıntısı ve sanatın da çay seremonilerine yansıma biçimini okuyoruz. Yazar çayın sadeliğindeki güzelliği anlatmakla başlıyor işe. Birçok noktada Batı ülkelerinin kültürünü yererek, Doğu kültürünün üstünlüğüne değiniyor ve özellikle Japonların, milli benliklerini korumaları gerektiği düşüncesine sıkıca bağlılık gösteriyor. Okakura Kakuzo zaten bu yöndeki çalışmaları ile ünlü bir şahsiyet. Asya’da, onu Batıdan ayıran bir milli birlik ve hakiki bir şahsiyet görmekte. Milli duyguları oldukça yüksek bir vatandaş. Çayın anlatımına Tang hanedanından Çinli bir yazar olan Luwuh ile başlanıyor ve Rikyu ile sona eriyor. Kendisi aynı zamanda ilk çay odasının da sahibi. Kitapta en sevdiğim anlatıya değineceğim. Song Hanedanı’nın “Sirke Gurmesi” hikayesi kesinlikle en beğendiğim oldu. Bu hikayeye göre, yaşamın simgesi olan bir sirke kavanozu Şakyamuni, Konfüçyüs ve Lao Tzu’nun önüne konur. Her biri parmağını sirkeye bandırmak suretiyle tadına bakarlar. Şakyamuni sirkenin acı, Konfüçyüs ekşi, Lao Tzu ise tatlı olduğunu söyler. Anlatıya göre bu, üç ismin yaşam görüşlerini temsil etmektedir. (Sırasıyla Budizm, Konfüçyüsçülük ve Taoizm) Kitapta özellikle Taoculuk ve Zen Budizmi üzerinde duruluyor. Zen Budizmini en son, Tsurune adlı animeyi izlerken; kyūdoyu (Japon okçuluk sanatı) araştırdığımda okumuş idim. Bu anlamamı kolaylaştırdı diyebilirim. Kyūdo her ne kadar bir okla hedefi vurmak temelinde görünse de, felsefesi Zen Budizmine dayanmaktadır. Zen Budizmi, meditasyon yöntemi ile insanın ruhunun özünü bulmasını sağlayarak dinginlik hâline erişilmesi ve sadeliğin mükemmelliğine erişilmesini sağlamaktadır. Kyudoda da amaç bir ok ile hedefi vurmaktan daha ötedir; duruş, iyilik, dürüstlük, sadeliğin güzelliği ve odaklanma üzerinedir. Zen Budizminin üç temel etiği olan shin-zen-bi’ye dayanmaktadır. Burada da, çay seremonisinin aslında bir hayat seremonisi olduğunu öğreniyoruz. Ikebanalar, sanat ve yaşam döngüsü üzerinde duruyor yazar. Çay seremonileri hakkında daha uzun bilgiler beklerdim. Anlatılacak çok şey var ne de olsa. Ikebanaların neye göre yerleştirildiği, seremonideki kıyafetler, duruş ve çayın yapım aşamalarını daha çok okumak isterdim. Sanırım bunun için, Tang hanedanı şairi, çay töreninin atası kabul edilen Luwuh’a ve onun çay kanunlarından bahsettiği üc ciltlik “Çayın Kutsal Kitabı”na başvurmak durumundayım. Çeviri dili biraz garip olsa da keyifli bir okumaydı benim için. Bir çay tiryakisi olarak, adında çay geçen ne varsa ilgiliyim! Ayrıca “sıradan olanın zarafeti” benim sevdiğim bir olgu. Gösterişten uzaklık, sadelik hayatımı yaşama biçimimdir. Bu anlayışı seviyorum. Kitabın baskısının MÜKEMMEL olduğunu da belirtmek gerek. Tokyo Manga’nın tüm klasiklerinin özellikle yan baskıları inanılmaz ötesi, çok estetik. İncecik olmasına rağmen şömizinin olması da özenli basımını kanıtlar nitelikte
Çay KitabıOkakura Kakuzo · Tokyo Manga Yayınevi · 2024601 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.