sermayenin tükettiği bedenler
9/10
·166 syf.··
2025 2. kitabı
orhan kemal, bu öykü kitabında yoksul işçilerin, emekçilerin ve ezilen sınıfların yaşam mücadelesini ele alıyor. dili sade ve akıcı. ancak bu sadelik öykülerin basit olduğu anlamına gelmiyor; aksine anlatılan olaylar o kadar gerçekçi ki bir belgesel tadında... hikâyelerdeki karakterler günlük hayatın içinde karşımıza çıkabilecek insanlar; hamallar, fabrika işçileri, gündelikçiler, iş bulamayanlar… hepsinin ortak noktası, hayatta kalma savaşı vermeleri. orhan kemal’in anlatımı, doğrudan proletaryanın sesi gibi. çalışanlar sürekli açlık, sömürü ve adaletsizlik içinde yaşam mücadelesi veriyor. bu kitap bana, yılmaz güney’in filmlerini hatırlattı. o, sinemada nasıl ezilenlerin sesi olduysa, orhan kemal de edebiyatta işçilerin çığlığını yıllar sonra bile duyuruyor. İkisi de sanatlarını sadece bir anlatım aracı olarak değil, bir mücadele aracı olarak kullanıyor. hikâyeleri okurken, gözümün önüne siyah-beyaz bir yılmaz güney filmi geldi; kasvetli sokaklar, ekmek peşinde koşan insanlar, on sekiz saatlik mesaide ayakta uyuklayan işçiler... bu kitap yalnızca bir edebi eser değil, aynı zamanda bir sınıfsal farkındalık kaynağı... öyküler arasında beni en çok etkileyenler "uyku" ve "köpek yavrusu" oldu. "uyku", sömürü ve çaresizliği derinlemesine anlatan bir öykü. fabrikada çalışan çocuk işçiler, iş kanunlarına aykırı şekilde 18 saat boyunca çalıştırılıyor; ayakta uyuyakalacak kadar bitkin düşüyor ve en sonunda içlerinden bir çocuk sendeleyip yere düşerek kafasını kırıyor… ama onun aklında fiziksel acıdan çok, ustabaşının vereceği ceza korkusu var. işte bu düzen, emekçileri sadece bedenleri tükene kadar çalıştırmakla kalmayıp ruhlarının da nasıl bir baskı altında olduğunu ve işçiyi nasıl bir makineye çevirdigini, hatta çocukları bile bu çarkın içine sürükledigini gösteriyor. bu öykü, aslında sadece orhan kemal'in anlattığı bir dönem hikâyesi değil, günümüzde de maalesef geçerliliğini koruyan bir gerçeğin yansıması. bugün de işçiler uzun saatler boyunca düşük ücretlerle ve güvencesiz çalışma koşullarında eziliyor. çocuk işçiliği, insanlık dışı mesailer, açlık sınırında yaşamak değişmeyen bir gerçek. sermaye sahipleri için işçinin tek değeri, ürettiği kadar; ne açlığı, ne yorgunluğu, ne de insanca yaşama hakkı önem taşıyor. Bugün de değişen bir şey yok. İşçiler hâlâ aç, yorgun ve çaresiz. Sermaye büyüyor, bedenler tükeniyor...
Ekmek KavgasıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,203 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.