·48 syf.····Okunma: 07 Ekim 2021 02:41 Yaklaşık 2-3 sene önce okuduğum bu kitabı tekrar okumak ve okumuşken inceleme yapmak istedim. Çehov'un düşündüren kısa romanlarından birisi olan bu eserde dâhi insanların ruh hallerinin sıradan, normal insanlardan delilik derecesinde farklı olabileceği ve onlara kendi potansiyellerini veren şeyin bu olabileceği mesajı işleniyor.
Ana karakterimiz Kovrin de oldukça zeki, çalışkan ve bir tür öfori halindeymiş gibi sürekli sevinçli birisidir. Bu sevinç halini tetikleyen nörolojik süreçler de onun halüsinasyon görmesine de neden olmaktadır. Tabii bu durum ona üzüntü ve korku vermemekte aksine gördüğü halüsinasyonlardaki karakteri gördükçe daha da mutlu bile olmaktadır. Bu haliyle bile olaylara, şeylere dair kavrayışını yitirmemesi hatta felsefe doktoru olmasıyla delilik ile dahilik arasındaki ince çizgi üzerindedir. Aile dostları olan Yegor Semyoniç ve kızı Tanya ile aralarındaki bağ gittikçe sıkılaştıkça Yegor Semyoniç kızı Tanya'yı güvenebileceği tek adamın kendisi olduğunu söyleyerek onların aralarını yapmaya çalışır. Önünde sonunda Tanya ile Kovrin evlenirler ve bir süre boyunca Yegor ile Tanya bazen şüphelenseler de Kovrin'in bu delilik halini kötüye yormazlar. Taa ki Tanya ile Kovrin bir gece yatarken Kovrin'i uyku tutmaz ve hayalindeki bu kara keşiş ile konuşmaya başlar. Kara Keşiş ise Kovrin'in bir yerde duyduğunu söylediği efsanedir ancak nereden duyduğunu hatırlamamaktadır. Bu da kendisinin bu efsaneyi uydurmuş olabileceği ihtimalini vermektedir. Her neyse Kovrin bu hayali varlıkla konuşurken Tanya buna bizzat şahit olur ve Kovrin'in hastalığının farkına varır. Tanya, Kovrin'in bu halinden oldukça korkmuştur. Bu hallerini normalleştiren Kovrin bile bu zamana kadar korkmamışken yakınından birisinin tepkisini görünce hayrete düşer... Tabii Kovrin bakıma alınır, iyileştirilip bu halden kurtarılır. Kurtarılır kurtarılmasına ancak Kovrin artık eskisi gibi olduğu bir adam değildir, daha asabi ve huysuz birisine dönüşmüştür. Huzursuz hisseder ve eskiden sahip olduğu manik durumu yaşayamadığından yakınır. Kendi dâhi dünyasından sıradan insanların arasına indiğini düşünür. Bunun verdiği hayal kırıklığının acısını Tanya ve kayınbabası Yegor'dan çıkarır. Ne yazık ki Yegor'a verdiği stres ile onun zaten yaşlı olan bünyesini zorlar ve ölümüne neden olur, Tanya'da ise aşılması zor bir travma bırakır. Kendisi de yakınlarına ızdırap verdiği 2 yılın sonunda ölüm anının sonlarında kara keşişi son kez görerek ölür.
Çehov, dâhi ve deli olan insanlar arasındaki benzerlikleri vurgulamak için bu özellikleri tek bünyede birleştirmiş ve birbirlerine ne kadar yakın olduklarını görmemizi istemiştir. Ancak bir psikoloji öğrencisi olarak muhtemelen sadece ilaç tedavisi ile iyileştirilip eski sahip olduğu hayatının yerine yeni bir amaç koymasına yardımcı olan psikolojik terapi sürecinden geçmediğinden ötürü bu iyileşmenin tam bir iyileşme olduğunu söylemezdim. Zira Kovrinden sadece o güne kadar sahip oldukları alınmış ve halihazırda ailesini küçükken kaybetmiş bu birey adeta 2.kez dünyaya gelmiş, korkmuş ve neyden zevk alacağını bilmeyen birisi olarak dünyaya fırlatılmıştır. Bu yüzden Kovrin'in zalim birisine dönüştüğünü düşünmüyorum, onun hastalığının tam olarak iyileşmediğini düşünüyorum. Bu hastalığı da güçlü bir terapi süreciyle çözümlenip iyileştirilebilirdi. Bu anlatıdan çıkardığım mesajlardan birisi de bunlara bağlı olarak ilaç tedavisinin yanı sıra terapi sürecinin ve yakınlarında bu terapi sürecini desteklemesinin bireyin zihinsel sağlığı için ne kadar önemli olduğuydu.