·270 syf.····Okunma: 19 Mart 2025 11:54 İslam ve Şiddet! Bu iki kelimeyi yan yana gördüğümüz zaman „Nasıl olur“ diye heyecanlandığımız bir durum zuhur eder. İslam, barış ve sevgi dinidir denilir. Oysa barış ve sevgi dinler ile değil, insanın kendi karakteri ve bakış açısıyla olan bir şeydir. Bir insanın karakteri barışsal ise o zaman hangi dine mensup olursa olsun, o inancını barış endeksli görür. Çıkarcı ve şiddete yakın karakterler ise her şeyi kendine göre tasarlar ve çıkarını inanç alanında savunur. Bu algıyla Hz. Muhammed dönemine, Kuran’a, Hadislere, İslam tarihine bakmak gerekir. Hz. Muhammed’in Mekke dönemi var ki „barışı, sevgiyi, azınlığa özgürlük vermeyi, farklılıklara karşı hoşgörülü olmayı“ Kuran ve Hadisler ışığında tavsiye eder. Medine dönemine geçildiği zaman 180 derecelik bir anlayış görmekteyiz. Savaş, ganimet, köle cariye sistemi, sertlik, bencillik, farklılıklara karşı şiddet, kadınlara karşı ikinci sınıf bakışı, vurmak, yıkmak vs vs. ve bütün bunlar ayet ve hadis seviyesinde. O nedenle apaçık söyleyebiliriz ki insanların tutumu dini şekillendirmiş. İslam’da barışta var şiddette çünkü insanların durumuna göre tasarlanmış. Tanrısal bir yapının var olmadığını görüyoruz.
Yazar Arif Tekin bu meseleyi cesaretle açıklıyor. Kendi yorumu değil haaaa, sağlam olarak görülen kaynaklarla yapıyor…
Sorgulayan yürekler için tavsiye ederim.