Bir Kedi, Bir Baba, Bir Veda Terk Etmenin Asıl Anlamı
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bazı hikayeler, yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Onlar, yazarın ruhundan süzülüp okurun kalbine damla damla sızan birer itiraf gibidir. Bir babanın suskunluğunda saklı kalmış duygular, bir kedinin varlığına yüklenen anlam, geçmişle hesaplaşmanın ağır sessizliği… İşte bu hikaye tam da böyle bir yolculuğa davet ediyor insanı. İlk satırlardan itibaren sanki bir odanın kapısını aralıyor gibiyiz. Odanın içinde, yarım kalmış cümleler, söylenmemiş duygular ve bir babanın gölgesi duruyor. Baba, hep güçlü, hep mesafeli duran bir figür. Çoğu zaman duygularını saklayan, sevgisini kelimelere dökmeyen bir adam. Ama burada, onun ardında yatan derin bir hüzün var. Kedi, bu sessizliğin içinde bir simgeye dönüşüyor. Belki de baba-oğul arasında kurulamamış köprünün sessiz tanığına. Kediyi terk etme eylemi ise yalnızca bir hayvanı bırakmak değil, çok daha fazlası. Aslında bu, geçmişi geride bırakma, acıyı kabullenme ve belki de bir tür vedalaşma biçimi. Terk edilişin acısı, yalnızca kedinin değil, anlatıcının içinde de yankılanıyor. Çünkü burada asıl terk edilen, bir çocukluk, bir bağ, belki de bir hayal. İnsan, babasını tanımaya çalışırken fark eder ki bazen en yakınındaki kişi, en yabancısıdır. Hikayenin her satırında ince ince işlenmiş duygular var. Kimi zaman hüzünlü bir kabulleniş, kimi zaman da sessiz bir isyan hissediliyor. Yazarın kendi geçmişinden beslenen bu anlatı, kişisel bir itiraftan çok daha öteye geçiyor. Herkesin kendi babasıyla, kendi yarım kalmış hikayeleriyle yüzleşmesine ayna tutuyor. Belki de en etkileyici yanı, bu kadar sade bir anlatımın bu denli yoğun duygular yaratabilmesi. Abartıdan uzak, sakin ama bir o kadar da çarpıcı. Tıpkı hayatın içindeki sessiz acılar gibi. Bir babanın gözlerinin içine bakıp da göremediğimiz şeyler gibi. Ve bir kediyi terk ederken aslında geride bıraktığımız o çocukluk yarası gibi. Son sayfayı çevirdiğinizde, koca bir sessizlik kalıyor geriye. Belki de bu sessizlik, söylenemeyenlerin en yüksek çığlığı. Çünkü bazı hikayeler biter, ama hissettirdikleri hiçbir zaman terk etmez insanı.
Bir Kediyi Terk EtmekHaruki Murakami · Doğan Kitap · 01,451 okunma
·
1.156 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne kitabı biliyorum, ne de Yazarı'nı tanıyorum ama merak ettim bu inceleme yazısını okuduğumda. Teşekkür ediyorum Gokcem Gokcem cebe . Bir kitap okumuştum evvel zamanda, başlığı: DİŞİ KEDİ idi. Colette'den. Acayip keyif almıştım kedisini çok seven sahibi yüzünden. Kedisinin âşığı olan Adam'dan,,, desem daha doğru olacak! Adam'ın nişanlısı vardı üstelik ama romanın başlığını layıkıyla hak eden çok özel bir kahramanı vardı!..
Okuyacaklarıma ekleyeceğim kıymetli bir eseri tanıttığıniz için teşekkür ederim...🙏
Gokcem cebe
Gönderi Sahibi
Rica ederim Züleyha Altunel hanım 😊