·700 syf.····Okunma: 21 Eylül 2024 20:02 9.5/10
Spoili de olabilir spoisiz de hiçbir şeyin sözünü veremiyorum.
.
.
.
ARKADAŞLAR...
Çığlıklarımı duyuyor musunuz? Seri hakkında nerdeyse her şeyin spoisini yemiş biri olarak ve spoilerlara alerjisi olan biri olarak ben BİLE son kısımlarda şaşkınlıktan ağzımı uzun süre kapalı tutamadım. Kitabı bitirir bitirmez de hislerim tazeyken yorum yazmak için buraya koştum. Puana gelirsek son kısma kadar dokuzdu son kısımdan sonra yarım puan daha arttı ama tam puan değil... Bunu açıklayacağım. Ama her şey sırayla.
Serinin bir sonraki kitabı olan Şafak Kulesiyle çapraz okuma yapmayı seçtiğim için Fırtınalar İmparatorluğu epey uzun sürdü. Ama iyi ki çapraz okuma yapmışım. Pek çoğunuzun bildiği gibi Şafak Kulesi ve Fırtınalar İmparatorluğu aynı zamanda geçiyor bir taraf Aelin'i anlatırken diğer taraf Chaol ve Nesryn'i anlatıyor.
Bu kitabın Aelin'i...dertliydi arkadaşlar. Daha ilk sayfalardan bile kibirli kasıntı suikastçının gittiğini görebiliyorsunuz -tamamen değil elbette-. Çünkü Terrasen için yapmak zorunda olduğu çok şey var. Aelin'in karakter gelişiminde hoşuma giden taraflardan biri şu: İlk kitaplarda farklı bir isimle omuzlarındaki yükün farkında olan bu yüzden de prenses, kraliçe olmayı istemeyen bir Aelin vardı fakat tanrıların da bir planı var yoksa Elena'nın planı mı demeliyim, okuyanlar anlayacaktır. İşte o Aelin ne kadar zor olsa da her saniyesinde o yükü omuzlarken buldu kendini.
Aelin'i başkalarının gözünden okurken on dokuz yaşında olsa da yaşından asırlarca daha yaşlıymış gibi tasvir edilmişti. Bu durum onu çok güzel yansıtıyor.
Gittikleri yerde hoş karşılanmayan Aelin ve ekibi yeniden başka sebeplerden ayrılırken buluyor kendini.
Aelin ve Darrow arasında geçen konuşa o kadar gerçekçiyi ki... Sanırım ben kitap fantastik olsa da mantığın ışığından ayrılmayan kitapları seviyorum. Darrow'un Aelin hakkındaki görüşlerinden ve endişelerinden bahsetmesi kendi bakış açısını aktarma şekli... Tamam adam sinir bozucu üslubu sert ve yanlıştı ama Aelin'in tarafında olmamızı göz ardı edersek ona hak verirken buldum kendimi. Belki birazcık.
Sarah bunu çok güzel yapıyor önemli diyaloglardaki iki tarafın da bakış açısını ve kendilerince haklı olduğu tarafları yansıtıyor. Bu olaylar olurken resmen bende o odadaydım.
Lorcan ve Elide... Sonunda ikinizle de karşılaştık. Lorcan bana zaman zaman ne kadar sevimsiz ve Elide'a olan duyguları kısa sürede serpilip büyümüş gelse de bu çift arasındaki çekim hoşuma gitti. KİTABIN SONUNDA OLANLARI KENARA KOYARSAM ELBETTE. Çok küfrettim sana Lorcan, hak ettin.
Elide'in önceki kitaplarda dahil cadılarla olan ilişkilerini çok sevmiştim. Elide kendinin farkında olmayan cesur, annesi gibi özverili bir kız. Lorcan'la kıtayı ordan oraya gezerken Lorcan'a bazen zor zamanlar yaşatırken (ehehehehe) zekasından etkilendim. Belki büyü gücü yok belki ayağı aksak, sakat olabilir ama kurgunun düğüm noktalarından biri.
Fenrys... Sonunda adını çok duyduğum herkesin SJM erkekleri sıralamasında ilk beşe mutlaka giren Fenrys... Fenrys biraz Aelin gibi deli, çatlak ve bu düşüncelerini dışarıya göstermemek için bir çeşit zırh. Rowan'ın dediği gibi, tam alıntı olmasa da aklımda kaldığı kadarıyla, eğer Aelin'i Fenrys eğitseydi ikisi o çatıdan inmeden sabahtan akşama kadar sarhoş olurlardı. Bunları bir kenara koyarsak Fenrys kitaba girdiği andan beri Aelin'den bir hoşlanıyordu. Ufaktan bir yanık ona. Bunu fark eden tek ben olamam değil mi? Bir de dur be adam kadını yeni görmüşsün hemen hayransın ona...hızlı yaşıyor hayatı.
Gavriel... Aedion'ın ona karşı hisleri malumunuz olsa da ben onurlu sessiz bu fey erkeğini sevdim. Tamam malum kadına saygı gösterdiği için onu peşini bırakmış rahatsız etmemiş, hiçbir şeyden haberi yokmuş da keşke saygısız olsaydın be adam da demedim değil. (Spoi vermemek için girdiğim halleri görüyor musunuz?)
Dorian... Bu adamda büyü var sihirli. Sadece uyuduğu bir yeri anlatıyor ve altını çizerken buluyorum kendimi. Kitapta yaşadığı ağır şeylerin ardından mücadele ederken bir gece cadılar tarafından Rifthold'un kaderinin sonsuza kadar değişmesini okuyoruz. Dorian repliği olmasa sadece duruşu betimlense sanırım çoğumuz düşeriz. Rowan ve Dorian sağlam ikili oldular. Bu kitapta Kralımız biraz sessiz ve pasif kalsa da Manon kadroya dahil olunca kıvılcım çıktı, ağzım açık okudum ohalar dedim orası ayrı.
Manon... Karakter gelişimini çok sevdim. Savaş çocuğundan barış çocuğuna... Şükür ki onun hakkında spoiler yememişim ve Manon'un Büyükannesiyle sahnelerini okurken şaşkın çığlıklar atabildim. Ufak ufak önemsiz dediğimiz detayların şak diye karşımıza çıkmasına bayılıyorum.
Asterin, On Üçler ve Abraxos... Siz mükemmelsiniz. Hala kendi Abraxos'um beni bulacak inanıyorum.
Lysandra... Daha bir kaç kitap öncesinde Aelin'la birbirlerinden ölümüne nefret ederken aynı adamın elinde hayatları geçmiş. Bu kitapta Aelin'ın bir numaralı destekçisi oldu. Deniz ejderhası olduğu bölümü soluksuz okudum resmen favori bölümlerinden biri... Çok sağlam hatun vesselam. (KİTABIN SONUNDA LYSANDRA'NIN AELİN'İN GİZLİ PLANI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ BİR SÜRE DUVARI İZLETTİ AYRI) Ama sanırım Aedion ve ben bir süre ona biraz kızgın kalacağız. Bu ikilinin çift olma yoluna giden adım da bu kitapta atıldı. Aedion da biraz kalın kafalı olduğu için aslında ikisi de bir tık inatçı olduğu için çiftin geleceğini mera ediyorum.
Aedion... Bana Cassian vibeı vermesinin yanında Aeidon'u sevmeyenlere de iki çift lafım var. Ne istiyorsunuz siz arkadaşlar? Aelin'in planlarını kendilerinden gizlemesinden kraliçesini koruyabilmek için planları önceden bilip ona göre önlem almak isteyen her şey açığa çıktığında da ağzı bir karış açık köşede durmak istemeyen biri, Kuzeyin Kurdu o. Ne yazık ki üzülerek bu kitapta Aelin&Aedion kuzenlerin arasındaki ilişkinin sallantıda olduğunu veya bana geçmediğini söylemek istiyorum.
Önceki kitapta Aedion'ın kurtarma sahnesi ve bir araya geldikleri ilk zamanda gözleri dolmuş olarak bu kitapta Aelin planları gizliyor açığa çıkınca da yüzlerinizi bu halde görmek benim için zevkli diyordu. Aelin dalga geçiyor gözüküyordu arkadaşlar... Gözüküyordu... Aelin'in eşi bile karısının kafasından nasıl planlar geçtiğini bilmezken kalkıp Aedion'a müttefiklerimiz nerede Aelin dediği için kızamazsınız. Aedion'un yerine koyun kendinizi kraliçeniz yıllardır onu sadece bir saniye görmek için tanrılara dua ettiğiniz kraliçeniz sizden saklıyor bu güvenmediği anlamına kolayca yorulabilir.
Herkes kendince haklı.
(Lanet olsun dostum)
Rowan... Safkan Fey erkeğimiz. Kendisinin dediği gibi ordusu, toprakları yoktu ama kitabın sonlarında Meave ile denizde olacak savaş öncesi geceden kalkıp yaptığı hazırlık çok değerliydi. Her zaman Aelin'in yanında, Aelin kendinde değilken bile kendini onun önüne atan...(evet tanrıların da dahil olduğu gemi üzerindeki o sahneden bahsediyorum, hani Rowan'ın Aelin daha sonra yaptıkları için azap çekmesin diye önüne geçtiği kısımdan) Kitabın finalinden sonra... dünyanın Rowan Whitethorn'un gazabından korunmasını söylüyorum.
Ve Aelin... Vaad edilmiş kraliçe ama ne için vaad edilmiş, bedeli ödemek için.
İsimsizdir bedelim veya kulağa daha güzel gelen orijinal haliyle Nameless is my price. Bu meselenin böyle bir şey olacağını tahmin etmemiştim. Arobynn'in onu bulmasında başlayarak her şey artık bir mantığa oturdu. Çok üzüldüm...
Kitaptan puan kırmam gelirsek yukarıda yazdığım gibi Aelin'in başka kimse zarar görmesin diye planlarını saklaması arkadaşlar. Planları saklamak başka bir şey sonrasında bunu şakaya vurup etrafındakileri kızdırmak başka bir şey. Fakat kitabın sonunda da benzer şekilde geçtiği gibi elindeki kartları oynayan Aelin bir yerde tükendi.
Aelin'in şeytani bir zekası var... Lysandra ile o planı çok önceden kurarken kendisini ne kadar etkilese de bir yerde hislerini sakladı ve o planı yaptı. Cidden bir süre okumayı kesip kendime gelmeye çalıştım. Öyle bir senaryonun canlandığını düşündüm...
Belki de Aelin'i bu kadar pervasız olmaya iten günlerin sayılı olmasını bilmesiydi... (When you know you know dostum)
Okuduğuma asla pişman olmadığım aksine niye bende bu evrende değilim diye yakındığım bir ser, ve kitap hakkında söylenen her şeyin daha fazlasını hak ediyor.
Sonraki kitabımız Kül Krallığı...
Veda vakti geldi.
Favori bölümlerim: 35,37,57,60,65,68