Matruşka Maskeler düştüğünde kitabı içindeki kurgusu ile ismine o kadar yakışıyor ki bazılarını takipte artık zorlanmaya başlamış gibiyim..
Birimin verdği görevle Rus mafyası Balandinlerin içine sızıp onla kendini sevdirmişti Lara aslında Ala.
Dimitri Balandin korkunç bir adamdı ve fazlasıyla eli uzundu, aklından geçirdiği gizli projesini Merkezde tutuyordu ve onu geliştirmek için de Lara’dan destek isteyecekti ama henüz erken bunun için de..
Lara ise Milan Balandin ile nişanlı rolüne devam ediyor içeriden neyi ne kadar bilgi alabileceğine bakıyordu. Herkesin beklediği en önemli davet gerçekleştiğinde maskeler birbiri ardına açılmaya başlar..
Tam bu noktada doğru bildiği her şeyin tepetaklak olduğu büyük bir gerçekle yüzleşir Lara!
Avcı artık tam karşısındadır ve verdiği görevi yerine getiremediği için onu bu kez en büyük zaafıyla sınamıştır, ikizi Ahu ile!
İlk kitaptan itibaren tahminlerimin doğru çıkması akabinde Lara’nın da bu gerçeği bunca zaman farkında olup hep itilen, yalnızlaştırılan tarafta olmasına rağmen hala iyiyim diyebilmesi çok kırıcı..
Ahh güzel Lara.. Seni o kadar sevmemişler ki sen bile kendini sevmeyi bırakmışsın..
Birim’in ona ihtiyaç duyduğu anlarda Rusya’dan Ankara’ya operasyonlara katılmak için gittiği kısımlar ve ekip içindeki diyaloglar beni ne kadar gülümsetse de Lara’nın özellikle annesi ile ilgili olan kısımlar içimi büyük bir hınç ile doldurdu..
Matruşka operasyonunun sonuna geldiğimizi hissediyordum ki son sayfalarda artık İsimsiz’in gerçek varlığı, Lara’nın annesinin geçmişindeki sır perdesinin aralanması bizi yeni bir merak dalgasının kollarına bıraktı..
Bir diğer konumuz ise Milan Balandin...
Bence onu daha yeni tanımaya başlıyoruz..
Okuduğum kitaplar içinde parmakla gösterebileceğim kadar az olan güçlü kadın karakterinin hakkını fazlasıyla veriyor Ala Lara Akkor!
Çocukluğu, travmaları, uykularını kaçıran masalsı acı gerçekliği ve yaşadığı ihanetlere rağmen hala kan bağı bulunduğu insanlara bu kadar zaafının olması ve her seferinde kendini öne atması!
Yetmedi mi be güzel Lara birazda sen kendini düşün!
Neyse uzun lafın kısası serininn devam kitabında Rusya’nın karlı sokaklarına, soğuk havasını içinizde hissedecek intikam, hırs, güç ve para uğruna yapılan her şeyin ne kadar hayata zarar verdiğini bir kez daha anlayacaksınız..
Umarım yakın zamanda üçüncüsüne kavuşuruz..
Sevde Nur bzii çok bekletme lütfeen