"Sirkteki bütün numaraları bir küçük çocuk heyecanıyla seyrediyoruz, ellerimiz bir küçük çocuğun elleri gibi çırpınıyor. Küçülüyoruz, mini minileşiyoruz. Bizimle beraber belki bine yakın kocaman insan, çocukluğunu yeniden buluyor. Çocukluk insana o kadar çabuk geri geliyor ki, adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz. İstediğimiz zaman o, bir saniyede bizi buluveriyor. Onu kaybeden, onu kendimizden defeden biz olduğumuz halde o sadık bir köpek şammesi ile bizi arayıp bulacak. En ümit etmediğimiz zaman ona, bizi bulma fırsatını vereceğiz. Eğer siz de çocukluğa dönüş kabiliyeti büsbütün söndüyse, o zaman sirk sizin için manasız; sirkte, eğlenen, heyecanlanan insanlar acayip, basit mahluklardır. Çünkü saçlı sakallı insanları çocuk diyemezsiniz. Halbuki o heyecanı kapılmışsınız, arasıra kendinize gelip etrafınıza baktığınız zaman çocukluğu, bir 70 yaşında ihtiyarın gözlerinde, ellerinde, hatta bembeyaz sakalında buluverir; eğer siz 70 yaşında değilseniz büsbütün küçülürsünüz. Sirkte büyük küçük yok, sirkte büyük küçük mevcut değil. Sirkte bütün insanlar dokuz yaşındadır."