Gönderi

10/10
·344 syf.··
2025 18. kitabı
Kül Şehir "Olmaz, gayesiz yaşanmaz. Her insanın gayesi olmalı ki yaşam devam edebilsin." 1870'li yıllar ve Osmanlı'nın gözbebeği Beyoğlu. Ticaret, sanat, pasajları, otelleri, kiliseleri, yerli ve yabancı halkı ile Avrupa ruhunu yaşayan ve yaşatan Beyoğlu. Bir Rum ve bir Türk kızı bir baloda tanışıyor ve bu karşılaşmanın kaderin bir oyunu olduğundan habersizler. Uzun bir süre mektuplaşıyorlar. Bir gün oldukça büyük bir alanı etkileyen bir yangın çıkıyor ve Panayota'nın annesi ve babası bu yangında ölüyor. Kardeşi ile birlikte kurtulan Panayota hayatta kalma mücadelesi veriyor ve uzun bir süre çadırda kalıyorlar. Eskiden hali vakti yerinde olan bir ailede yaşarken şimdi ise dağıtılan yemekleri yiyor, tek kıyafetle dolaşıyor ve kardeşine bakmaya çalışıyordu. Bir gün hastalanan kardeşi daha iyi bakılsın diye teyzesinin evine bırakmak zorunda kalıyor onu. Bırakıyor ama bir gün tekrar geri almak şartıyla. Bunun için çalışmak ve hayatta kalmak zorunda. Başına neredeyse gelmeyen şey kalmıyor ve kader onu Şefika ile tekrar karşılaştırıyor. Onlarda kalıyor uzun bir süre. Tekrar kendine gelebilmesi için yemek yemeye ve sıcak bir evde uyumaya ihtiyacı var. Fakat burada da ummadığı şeylerle karşılaşıyor ve evden ayrılıyor. Yine tek başına hayatta kalmaya çalışıyor ve bunu kardeşini geri almak için başarmak zorunda. Olmadık şeyler geliyor başına ve kaderin onun için hazırladığı planlar henüz bitmiş değil. Öyle şeyler yapıyor ki bu yaptıkları onu yangından önceki hayatına geri döndürebilecek mi acaba? 2024 Dön Kişot İyi Edebiyat Ödülü'nü kazanan bu kitap ödülünü sonuna kadar hak ediyor kesinlikle. Okuduğum en güzel dönem kitaplarından biriydi. Gerek kurgusu gerekse o dönemi anlatış tarzı gerçekten muazzamdı. Çok büyük bir keyif alarak okudum. Ve sizlere de canı gönülden tavsiyemdir.
1000Kitap
Kül ŞehirHakan Karakaşoğlu · The Kitap · 202478 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.