Gönderi

Ben yaptım bir hata siz yapmayın...
3/10
·408 syf.··
2025 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 18:47
Sonu bence çok saçmaydı. Yani üzgün bitirilmeye çalışılmış ama böyle bir üzgün son olamaz. Bence bu son okuyucuyu en fazla Erva'dan soğutur. Yani neden yaptın bunu Erva, NEDEN? Okumaktan ve izlemekten neredeyse nefret ettiğim bir şeyi bu kitabın sonunda okudum. YANİ NE GEREK VARDI! Kendimi sakin tutmaya çalışarak önce sevdiğim yönlerini sonra da sevmediklerimi yazacağım (bu kitap hakkında ne kadar konuşursam o kadar soğuyorum kitaptan çünkü gerçekten de saçma olan şeyler bir anda kafama dank ediyor) Sevdiğim yönleri: Erva'yı bazı yönleriyle kendime benzetmiş ve onda kendi yansımamı görmüştüm ama sonra yaptığı şeye kadar. O yaptığı şey gerçekten sinir bozucuydu (güya sevdiğim taraflarını yazacaktım giderek sevmediklerime kayıyorum hgdhsf) Erva'nın günlük yazması da çok hoşuma gitti, o günlüğünü okuduğumuz kısımlar kitapta sevdiğim şeylerden biriydi. Kitabı kafamda canlandırmaya çalıştım ve sevdiğim bir tek bunlar çıktı.. Sevmediğim yönlerine geçmeden önce Şunu söylemeliyim ki okunması çok gerekli bir kitap değildi öncelikle. Buna para vereceğinize daha kaliteli, güzel kitaplar alabilirsiniz. Ben merakıma yenik düşüp yaptım bir hata... Devam edecek miyim? Muhtemelen evet ama yakın bir zamanda mı kesinlikle hayır (rs'ye girerim biraz daha bu yazardan okursam!). Neyse sevmediğim yönleri: Birincisi yazım dili. Hiç hiç hiç beğenmedim biraz basitti ve cümlelerin hiç edebi bir şeyi yoktu. Bilmiyorum bir tek bana mı öyle geldi ama çoğu diyalogta bir iki cümlenin sonunda hep ünlem vardı. Bu da her seferinde sanki karakterlerin birbirilerine bağırarak konuşuyorlar gibi canlandı aklımda (normal bir konuşma okurken o ünlemler bütün işi bozdu) Bir ara şey gibi de düşünmeden edemedim çeviri bir kitap gibi. Hayır yani hiç bir Türk yazarın elinden çıkmış gibi değildi. Bu aralar hep türk yazarlardan okuyorum ve karşılaştıracak olursam bu kitap sanki çeviri kitaptı. (Bu aralar yabancı bir yazardan kitap okuyasım gelmiyor nedense ama bu kitap bana öyle hissettirdiği için rs'ye girmekten korktum) Kitabı yarısından sonra bitse de başka bir kitap okusam kafasıyla okudum. Bit artık... diye diye. Bu kitapta iki karakter dışında hiçbir karaktere bağlanmadım. Bağlanamamaktan kastım da bana bir şeyler hissettiremediler bir türlü. Çoğu zaman kitaplarda yan karakter bile olsa beni duygulandıran, güldüren karakterler çok olur ama bunların hiçbiri bana bunları yaşatamadılar. O iki karakterde Doru ve Erva. Dorudan da pek emin değilim. Ama Erva kendime enn yakın bulduğum karakterdi. Günlük yazması, bazı duyguları... Bu kitabın kapağına ne kadar bayılsam da o kadar da bayıla bayıla okudum (mecazi anlamda değil gerçek anlamda bana bir fenalık geldi). Tamam ilk yarısı biraz olsun beni kitapta tuttu ama yarısından sonra hatta son 50 sayfasında yeter bit artık diyerek okudum. Çok baydı. Yazarın dilini pek sevemedim. Çook basit geldi. Asker kurgusu diye geçiyor ama hiçbir şekilde bana bunu hissettiremedi. Hep aşk hep aşktı. Hayır ben normalde bunu linçleyen bir insan değilim ama bu kitap gerçekten beni boğdu. Çok aşk olmasından değil aşk'ın bana göre bir türlü samimi hissettiremesinden kaynaklanıyor. İlk defa bir kitapta midem bulandı neredeyse. Çok fazla -neredeyse hiç- smut sahne yoktu kitapta bir tek son 20 sayfanın içinde 2-3 sayfa falan ya vardı ya yoktu belki bu kadar bile olmayabilir tekrar açıp bakamayacağım şuan. Ve bence hiç gerek yoktu! Kurgusu bana göre çok boştu. Yani bir temeli yoktu bence. Kitapta en sinir olduğum şey hiçbir şekilde bana vatan sevgisi, şehitlik konularını hissettiremedi. Hayır yani yine tam anlamıyla asker kurgusu olmayan ve bunun altında aşk yazılan kitaplarda bile bi hissediyordum az da olsa ama hayır bu kitapta zerresini hissetmedim. Karakterlerin içmeleri de hiç hoşuma gitmeyen şeylerden biriydi. Bir de kitapta jambon yenmesi falan. Yani gerçekten Türkmüş gibi bile hissedemedim bi ara acaba türk askeri değiller mi bunlar farklı ülkenin insanını mı okuyorum diye düşünmeden de edemedim.. Buradan sonrası SPOİLERLI!! . . . . . Hayır yani ne bu kıskançlık doru? Günlüğü okumadan önce gözün hiçbir şekilde erva'yı görmüyordu. Ne oluyor da bir anda böyle davranmaya başladın. Şimdi mi gözün açıldı, erva'nın günlüğünü okuyarak mı gerçeği gördün Allah bilir okumasaydın daha ne zaman fark edecektin kızın hislerini. Hayır bir anda kıza bir bağlandı şaşırırsınız sanki yıllardır aşık! Ben bu yüzden de çok samimi bulamadım bunların aşklarını ve kendimi zorla inandırdım Doru'nun gerçekten hisler beslediğine. Bir de şu konu var, kitap boyunca aklıma takılan ve hâlâ da takılmaya devam eden bir konu. Şimdi Ceylin terörist (ben öyle hatırlıyorum belki yanlışta hatırlıyor olabilir ama kesin kötü olduğunu biliyorum) Doru bir yıldır onunla sevgili ve öğrendiğimize göre ilk altı ayı gerçekten onu severek (aşık olmamış) geçirmiş sonraki altj ayı ise onun gerçek yüzünü öğrendiği için yanında bir ajan olarak. Tamam buraya kadar sorun yok (var!) sonra ceylin günlüğü doruya oktuyor ve çocuk ervaya körkütük aşık oluyor (zaten aşıkmış da şöyle böyle) ve sonralarında dayanamıyor ve her şeyi ervaya anlatıyor aşık olduğunu kelimelerinin içine işlediğini falan söylüyor, erva ilk başta reddediyor çünkü onun günlükten yazılanlarla etkilendiğini düşünüyor (ve bence çok haklı) sonra ise artık aşkına yenik düşüyor. Bunlar birlikte olmaya başlıyorlar ama AMA doru hâlâ ceylinle birlikte. Yani hala ajan bile olsa yanında ve ceylin onu sevgilisi sanıyor. Bu doğru mu bence HAYIR! Doru kötü bile olsa Ceylin, onu aldatmış olmuyor mu? Bence oluyor gibi geldi bana. Bu yüzden de erva ve doru aşkını kabullenemedim. Ceylinle hala oluyormuş gibi yapmasına rağmen erva'yı öpüyor, seviyor (*kusan ve sinirli emoji* ıykk) Sondaki sahnenin neden bu kadar çok SAÇMA olduğuna gelirsek Birincisi ceylin geliyor ondan ayrılması karşılığında tehdit ediyor Doru'nun hayatıyla erva'yı tamam, erva kabul ediyor hadi buna da tamam ama sonra erva gidiyor dorunun hayatıyla tehdit ettiğini dorunun arkadaşlarına yani (türk) ASKERLERİNE anlatıyor peki sonra ne olursa beğenirsiniz erva dorudan ayrılıyor, işte bu tamam değil. Hayır kızdığım sinirden deliye döndüğüm kısım o da değil askere söylemişsin sen ya askere! Onlar devletle çalışmıyorlar mı o kızı bundan dolayı yakalayabilirler, öldürebilirler, tutuklayabilirler ya da her ne yapıyorlarsa yapabilirler bunlar adı üstünde asker nasıl bu kadar çabuk kabullenebiliyorlar ya bunu? NASIL? (Sakinim...) Hayır tamam onu bunu geçtim Doru'yu koruma altına alamıyor musunuz? Ya da o kendini koruyamıyor mu? Sonuçta o da "asker" ama.. Bir de Ceylin kim oluyor ya terorist elebaşı falan mı nasıl bu kadar yere eli uzanabiliyor nasıl her tarafta adamı oluyor yani. Yani kitapta anlayacağınız cevabı olmayan bir çok soru işareti vardı. . . . . Spoilerlı kısım bitti!! Yazdıkça sinirleniyorum sinirlendikçe kitaba kızacak bir şey daha buluyorum bu yüzden burada incelememi bitiriyorum. Buraya kadar okuduysanız (ve benim sinirime sabrettiyseniz) çok teşekkür ederim Yani sözün kısası okumasanız da olur. Paranıza yazık edersiniz... Sağlıcakla kalın kitapla kalın...
SaklıPınar Salman · Pukka Yayınları · 2024440 okunma
··
1.330 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Cok güzel bir inceleme olmuş, ellerinize sağlık👍
Gazze غزة Mücahidesi
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederimm🩵
Gazze غزة Mücahidesi
Gönderi Sahibi
@Yusufcuk1601 bütüün yorumum, sen kendinde deneyimleyebilmek istersin belki ama ben son kez söyleyeyim buna ayıracağın vakti daha güzel, bambaşka kitaplara ayır..
Gazze غزة Mücahidesi
Gönderi Sahibi
İlk defa galiba bir incelemem bu kadar uzun olmuş. Demek ki insan böyle bir kitap okuyunca okuduğumuz zaman boyunca bir sinir yüklemesi oluyor ve sonunda gelip bütün sinirimizi buraya boşalınca bu şekilde upuzuun bie inceleme ortaya çıkıyor.