Kitabı okuduktan sonra kitabın ismi daha bir manidar geldi. Bu güne kadar(yazmaya karar verdiği gün)kendisine anlatılanları, öğretilenleri ve gösterilenleri sanki kendisine hiç inandırıcı gelmemiş ya da onlara ikna olmamış birinin monologları Öyle miymiş. Öyle miymiş diyen birinin sorgulamaları, bunalımları, gelgitleri ve kuşkuları ile dolu bir kitap. Öyle değil miymiş olsaydı eserin adı sanırım tam tersine hayal kırıklığı, inanç krizi ya da daha büyük bir boşluktan ibaret olabilirdi yazar. Lakin öyle miymiş dediğine göre, en başından şüpheyle yaklaştığı konuları ki bunlar başlıca; inanç, felsefe, din, insan, toplum vs. kendi içinde artık bir zemine oturttuğunu görüyorum. Örneğin şu beylik sözlerde; irade babanın arabasıdır alır almaz kaza yaparsın, insan şeytan ile uğraşmaktan henüz Allaha vakit bulamadı, kimse bana bir şey söylemesin söyleyemeyeceğinden değil dinlemeyeceğimden vb.
Kitap defaatle okunması gereken, hatta hayatın muhtelif zamanlarında bilhassa hüzün, melankoli ve varoluş sancıları çekilen dönemlerde daha iyi özümseneceğini düşündüğüm bir eser. Hayatı yolculuk kendini de yolcu görenler için yoldaş tadında bir kitap.