Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 04 Ekim 2024 22:52 merhabalar sevgili kitap kurtları!
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kesik Baş kitabından bahsedeceğim sizlere bugün.
Hüseyin Rahmi’den okuduğum 16. kitap ile karşınızdayımmm! Türk Edebiyatımızın ilk polisiye eserlerinden bir tanesi üstelik. polisiye kurgunun mizahi bir dille yazılmış olmasını ilk defa deneyimledim, Hüseyin Rahmi Beyciğim bu kurguda bile hünerini göstermiş. tabiri caizse bayıldıımm! 1921 yılında Heybeliada’da tamamlanıp, İlkdam gazetesinde tefrika edilmiştir, 1942’de tam hâliyle ilk defa yayınlanmıştır.
“ahlaksızlık da mide fesadı gibidir. bir kere bozuldu mu artık düzelmez.”
kısaca hikâyeden bahsedeyim;
Nafiz Efendi’nin sarhoş hâliyle kuyuya düşmesiyle başlıyor hikâyemiz. tabi bizim Nafiz Efendi elinde lahanayla düşüyor kuyuya. kuyunun dibinde beze sarılı bir lahana daha bulduğunu sanıyor Nafiz Efendi, kuyudan çıkartıldığında bulduğunun kesik bir baş olduğunu öğreniyor. kuyuda bulunan korkunç cinayetin aydınlanması için iki tane polis görevlendiriliyor. Remzi Efendi ile Seyit Efendi. olayı soruşturmaya başlayan bu iki polisimiz maceralı mı maceralı, karışık mı karışık, bir acayip gizemin tam ortasına düşüyorlar. uzun uğraşlar sonucunda bir ipucu yakalayıp, birbiri ardına tüm düğümleri çözüyorlar mı dersiniz
"bir insanın cürreti çok, utanması az olduktan sonra her yerde gül gibi geçinir."
Remzi Efendi’nin bilgisine, Seyit Efendi’nin dikkatine bayıldım. Nafiz Efendi biraz fazla olsaydı kitapta ne eğlenirdim. Hüseyin Rahmi’nin dehasına da tekrardan hayran kaldım, finali neydi öyle.
çok beğendim, çok!
mizahi, gerilim dozu yüksek bir hikâye okumak istiyorsanız mutlaka bu eseri değerlendirin. herkese tavsiye ediyorum, okuyunuz.
sevgiler, buse.