Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Kasım 2021
İlk Yayın Tarihi:
1942
Yayınevi:
İthaki Yayınları
ISBN:
9786258475364
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2022 20:52
Hüseyin Rahmi'den okuduğum ilk kitap. Polisiye okumayı seven biri olarak esprili bir dille yazılmış bu polisiye romana bayıldım diyebilirim. 1942 yılında yayımlanan roman polisiye türünün ilk örneklerinden olup yazarın az bilinen romanlarından biridir. Roman sürükleyicidir, son noktaya kadar insanı merak içinde tutar. Kolay okunur, anlaşılır bir dille yazılmıştır. Hikaye, sarhoş bir adamın kuyuya düşüp, kuyuda lahana sandığı beze sarılı bir kesik baş bulmasıyla başlıyor. Bu "kuyu içi cinayeti" için iki polis görevlendirilir. Seyit efendi ve Remzi efendi. Esrarengiz olayları inceleme ve araştırmada oldukça başarılı iki uzman polisler. Remzi efendi, Seyit efendi'ye göre daha bilgili bir polistir. Olayı soruşturmaya başlarlar, insanları sorguladılar, ipuçlarını takip ettiler ve uzun uğraşlar sonucu nihayet işe yarar bir ipucu bulunmuştu. Ondan sonra düğümler birbiri ardına çözülmeye başlar. #alıntılar Uzun bir vefaya kalbimizin verdiği karşılık, hemen daima nankörlük ve acı bir vefasızlıktır. Dünyanın gülünç hallerine sınır var mıdır? ...insanın en kudurmuşçasına sapkınlık anlarında, karşısına faziletli bir nasihatçi çıkıp da yakasına yapışarak uçurumun kenarından çekse; ne kadar cinayetler düşüncede kalır, ne kadar haşarılar bir tövbe ile canilikten kurtulur, ne kadar masum kanlar akıtılmaktan kurtarılmış olurdu.
Edebiyat
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 00:05
Hüseyin Rahmi Gürpınar benim için sadece bir yazar değil; tam anlamıyla bir gözlem ustası. Toplumu, insan ilişkilerini, dönemin kafa yapısını öyle güzel anlatıyor ki… Ne yazsa elim gidiyor. Her kitabında hem düşündürüyor hem de şaşırtıyor. Kesik Baş da yine aynı şekilde beni içine çeken, bazı yerlerinde gerip bazı yerlerinde hayran bırakan bir eser oldu. Zaten Gürpınar’ın bütün kitaplarını okumak istiyorum, çünkü bende yeri çok ayrı. Kesik Baş, ilk bakışta sanki bir gotik gerilim gibi geliyor ama aslında Türkiye’deki ilk polisiye roman örneklerinden biri olarak da kabul ediliyor. Bu yönüyle de çok kıymetli bir yerde duruyor. Osmanlı’da polisiye türü, Tanzimat döneminde Batı edebiyatının etkisiyle ortaya çıkmış. Ahmet Mithat Efendi’nin Esrâr-ı Cinayet romanı genelde ilk örnek olarak anılıyor. Ama duyduğuma göre Kesik Baş, ondan çok daha rafine bir kurguya ve daha derin bir karakter gelişimine sahipmiş. Gerçekten de bunu okurken fazlasıyla hissettim. Gürpınar, Batı polisiyesinin mantık odaklı yapısını alıp Osmanlı’nın o kendine özgü atmosferiyle birleştirmiş. Batıl inançlar, eski İstanbul konaklarının karanlık havası, akılla hurafenin çatışması… Hepsi öyle güzel bir araya gelmiş ki hem edebi olarak doyurucu hem de dönemin ruhunu taşıyan bir roman ortaya çıkmış. Hasan Rıza karakteri, yurt dışında eğitim görmüş, akılcı düşünen bir genç. Fakat İstanbul’a döndükten sonra yaşadığı olaylar, özellikle de Fransız bir kadına duyduğu aşk ve kadının gizemli şekilde ortadan kaybolması, onu hem psikolojik hem de fiziksel olarak çöküşe sürüklüyor. Bir köşkte yaşananlar, karanlık bir atmosfer ve ortada dolaşan bir kesik baş… Okurken “gerçek mi, hayal mi?” sorusunu sürekli sordum kendime. Bazen bir rüyanın içindeymiş gibi, bazen de çok sert bir gerçekle yüzleşiyormuşum gibi
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
8/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
Yazarın dili her zamanki gibi çok tatlı başladı. Kendine özgü mizah anlayışını çok beğeniyorum, ancak kitap ilerledikçe bu dil yerini biraz daha ciddi polisiyeye bıraktı. Hızlı okuyabildim ancak merak duygusunu çok besleyememiş. Tavsiye ederim ancak ikinci kez okumam.
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2024 70. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2024 22:52
merhabalar sevgili kitap kurtları! Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kesik Baş kitabından bahsedeceğim sizlere bugün. Hüseyin Rahmi’den okuduğum 16. kitap ile karşınızdayımmm! Türk Edebiyatımızın ilk polisiye eserlerinden bir tanesi üstelik. polisiye kurgunun mizahi bir dille yazılmış olmasını ilk defa deneyimledim, Hüseyin Rahmi Beyciğim bu kurguda bile hünerini göstermiş. tabiri caizse bayıldıımm! 1921 yılında Heybeliada’da tamamlanıp, İlkdam gazetesinde tefrika edilmiştir, 1942’de tam hâliyle ilk defa yayınlanmıştır. “ahlaksızlık da mide fesadı gibidir. bir kere bozuldu mu artık düzelmez.” kısaca hikâyeden bahsedeyim; Nafiz Efendi’nin sarhoş hâliyle kuyuya düşmesiyle başlıyor hikâyemiz. tabi bizim Nafiz Efendi elinde lahanayla düşüyor kuyuya. kuyunun dibinde beze sarılı bir lahana daha bulduğunu sanıyor Nafiz Efendi, kuyudan çıkartıldığında bulduğunun kesik bir baş olduğunu öğreniyor. kuyuda bulunan korkunç cinayetin aydınlanması için iki tane polis görevlendiriliyor. Remzi Efendi ile Seyit Efendi. olayı soruşturmaya başlayan bu iki polisimiz maceralı mı maceralı, karışık mı karışık, bir acayip gizemin tam ortasına düşüyorlar. uzun uğraşlar sonucunda bir ipucu yakalayıp, birbiri ardına tüm düğümleri çözüyorlar mı dersiniz "bir insanın cürreti çok, utanması az olduktan sonra her yerde gül gibi geçinir." Remzi Efendi’nin bilgisine, Seyit Efendi’nin dikkatine bayıldım. Nafiz Efendi biraz fazla olsaydı kitapta ne eğlenirdim. Hüseyin Rahmi’nin dehasına da tekrardan hayran kaldım, finali neydi öyle. çok beğendim, çok! mizahi, gerilim dozu yüksek bir hikâye okumak istiyorsanız mutlaka bu eseri değerlendirin. herkese tavsiye ediyorum, okuyunuz. sevgiler, buse.
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
7/10
·216 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:00
Polisiye okumayı, özellikle cinayeti çözme sürecinde temponun hiç düşmediği kitapları seven biri olarak söyleyebilirim ki kitabın ilk 150 sayfası sürükleyiciydi, sürekli olur mu olmaz mı şüphelerine düşürdü fakat sonradan bu özelliğini yitirdi, Flora'nın mektubunu okurken çok sıkıldım her şeyin bu şekilde ortaya çıkması polisiye etkisini kaybettirdi bende, sanki birbirine asla uygun olmayan iki insanın aşk-kötü yazgı hikayesini okuyordum. O yüzden bir solukta bitti diyemeyeceğim... Ayrıca eklemek isterim dönemin teknoloji noksanlığına rağmen çözüme getirecek yolların izini süren ve cinayeti aydınlatan Remzi ve Seyit efendileri kutlar ve teşekkür eder, bunun yanında sarhoş olup kuyuya düşerek belki de kimsenin yokluğunu bile fark etmeyeceği birinin cinayet soruşturmasını başlattığı için zirzop Nazif Efendi'ye de teşekkürü borç bilirim:))
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
9/10
·216 syf.··
2022 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2022 08:56
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ilk kitap. Bir cinayet romanı, konusu da çok ilgi çekici fakat yazarın dili öyle güzel ki okurken resmen o dönemlere gidiyorsunuz. Kesinlikle Gürpınar'ın diğer kitaplarını da okuyacağım. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 70. kitabı
Başı çok eğlenceliydi. O kadar güldüm ki ilk başlarda eşim de benim o hallerime güldü. Hüseyin Rahmi'ye her kitapta daha çok hayran oluyorum. Hem eski dönem hem de güncel toplum hakkında kolayca fikir edinebilirsiniz. Toplumun dram dolu komik hallerini görebilirsiniz. Öyle kıvrak keskin bir dili var ki. Sahiden hayran olmamak elde değil. En sevdiğim, saygı duyduğum ve gönül bağı kurduğum yazarlar arasına en tepeden girdi. Hüseyin Rahmi Beyciğimi çok seviyorum. İyi ki yaşamış, iyi ki inat edip yazmış, iyi ki korkmamış, iyi ki eğilmemiş, iyi ki bükülmemiş, iyi ki sinmemiş. Kendisini bir Gökyüzü Çocuğu ilan ediyorum. Okuyun, okuyun, okuyun. Hüseyin Rahmi Gürpınar
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 9. kitabı
Kesik Baş parçalanarak öldürülen bir adam. İki zabitin mantıklı ve şans yardımıyla cinayeti aydınlatmasini anlatır. 1921 yılında yazılır ama dönemin tarihi hakkında hiç bir ayrıntı vermez. Eski dili bolca olan bir cinayet romanıdır
2023 Okuma Raporları
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 23:44
Hüseyin Rahmi, beni okuduğum hiçbir kitabında hayal kırıklığına uğratmayan iyi bir yazar. Gerek seçtiği farklı konular olsun, gerek edebi yeteneği olsun her zaman özel bir yerde benim için. Nitekim Kesik Başta yazıldığı dönem dikkate alındığında öncü bir roman. O dönem polisiye romanların edebiyatımıza yeni yeni girdiğini göz önünde bulundurursak Kesik Baş kesinlikle o dönem yazılan polisiye romanların en iyi örneklerinden. Yazarın dili olsun, üslubu olsun, okuyucuyu merakta bırakması, hikayeyi zekice kurgulaması olsun kesinlikle çok iyidi. Açıkçası okumaya başlamadan önce bu kadar merak ederek, son sayfasına kadar olayları çözmeye çalışarak okuyacağımı düşünmemiştim ama okumaya başlayınca hiç düşünmediğim bir şekilde kitaba girip Remzi Efendi ve yardımcısı Seyit Bey ile olayları ben çözüyormuşum gibi heyecan ve yer yer gerilim ile kitabı okudum. Kitap bir cinayet ile başlayıp birçok yerde şoka uğratıyor insanı. Remzi Efendinin zekası ise etkileyici. Agatha Christie'nin Hercul Poriot'u varsa Hüseyin Rahmi'nin de Remzi Efendisi var. Son sayfasında Remzi Efendinin maceraları bir seri olsaydı diye düşünmeden edemedim. Elbette Batı Edebiyatında bir çok örneği var polisiye romanın çok daha iyileri de olduğu doğrudur ama Türk Edebiyatı minvalinde Kesik Baş kesinlikle okuması ve daha çok bilinmesi gereken bir kitap bence. Okumaya tereddüt ediyorsanız bütün önyargılarınızı bir kenara bırakıp okumaya başlayabilirsiniz. Türk Edebiyatına farklı bir gözle bakmanızı sağlayacağına eminim.
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma
Kesik Baş Metaforu
8/10
·216 syf.··
2026 35. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 21:42
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Türk edebiyatındaki eşsiz yerini kanıtlayan Kesik Baş, sadece bir polisiye kurgu değil, aynı zamanda toplumsal yapının röntgenini çeken derinlikli bir eserdir. Roman, gizemli bir cinayet vakasının etrafında örülürken, okuru asıl sarsan nokta olay örgüsünün arkasına gizlenmiş olan o devasa felsefi altyapıdır. Gürpınar, karakterleri üzerinden materyalizm ile metafizik arasındaki çatışmayı ustalıkla işlerken, bir yandan da modernleşme sancısı çeken toplumun karanlık köşelerine ışık tutar. Özellikle kitapta hissedilen kapitalizm eleştirisi, paranın ve gücün insan ruhu üzerindeki yozlaştırıcı etkisini çıplak bir gerçeklikle gözler önüne seriyor. Yazar, "kesik baş" metaforuyla aslında bir anlamda rasyonelliğini yitirmiş, savrulan bir toplumun portresini çizer. Cinayetin izini sürmek, sadece bir katili bulmak değil, aynı zamanda insanoğlunun açgözlülüğü ve hırslarıyla yüzleşmek anlamına geliyor. Metin boyunca karşımıza çıkan toplumsal eleştiriler, yazarın natüralist kaleminden süzülen birer felsefi manifesto niteliğinde. Hüseyin Rahmi, sıradan bir cinayet hikâyesini; paranın kutsallaştığı düzene, emeğin sömürülmesine ve ahlaki çöküşe karşı güçlü bir başkaldırıya dönüştürüyor. Bu yönüyle eser, döneminin çok ötesinde bir sistem kritiği sunarak güncelliğini hala koruyor. Her sayfasında hayatın içinden bir parça bulduğumuz bu başyapıt, adaleti sadece hukukta değil, vicdanın ve mantığın derinliklerinde aramamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021570 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...