Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·168 syf.··
2025 110. kitabı
Bir polisiye romanı ilk defa okumuyorum ama niye bilmiyorum bu kitabı okurken rahatsızlık duydum. Hüseyin Rahmi'nin kalemine çok aşina biri olarak, yazdıklarında insanları ürkütmesi ilk değil ama bu kez okurken tüylerim diken diken oldu ve hiç keyifli değildi.. ama kitabı beğendim elbette, gelin birlikte bakalım yaşananlara. Yazacaklarım kitabın açıklamasında da mevcut özellikle bir şey belirtmeyeceğim ama SPOILER olabilir demedi demeyin sonra. Kesik Baş, sadece bir korku hikâyesi değil; aynı zamanda dönemin toplumsal yapısına, batıl inançlara ve insan psikolojisine dair güçlü bir eleştiri. Yazar, bizi sadece bir cinayet ya da ürkünç bir olay örgüsüne değil, aklı ve hurafe arasında sıkışmış insanların dünyasına götürüyor. Romanın merkezinde bir adamın kesik bir başla yaşadığı ürkütücü deneyim yer alıyor. Daha doğrusu olay böyle başlıyor ve sonra gelişiyor haddinden fazla da dallanıp budaklanıyor. Anlatımı merak uyandıran ve gayet sürükleyici, ama bazen de insan irkiliyor. Çünkü bu hikâyede doğaüstü gibi duran olayların arkasında, aslında çok dünyevi gerçekler var. Tabikide insanoğlunun olduğu yerde türlü şeytanlıklar her zaman olduğu gibi baş gösteriyor. Kötülük, insan yaşamının hep kıyısında dolanan ama asla tamamen uzaklaştıramadığımız bir gölge. Ahlak ve maneviyat, bu gölgeyle baş etmenin yollarını ararken aslında bize insan olmanın karmaşıklığını da gösteriyor. Her birimiz, iyiliği yüceltirken bile içimizdeki karanlıkla yüzleşiyoruz. Kıskançlık, öfke, kibir, nefret… Bunlar sadece “kötü” insanlar için değil, tüm insanlık için tanıdık duygulardır. Ama ahlak, bu duygularla ne yaptığımızı belirler. Onlara teslim mi olacağız, yoksa onları dönüştürmenin yolunu mu bulacağız? Kitabın ana teması bu konu üzerinde yoğunlaşıyor diyebiliriz. Özellikle kitabın sonlarına doğru
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma
9/10
·158 syf.··
2025 34. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 19:24
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın polisiye tarzda yazdığı bir eser Kesik Baş. Kitap boyunca merak unsuru ön plandaydı, tempo hiç düşmedi diyebilirim. Zaten kısacık bir eser bir çırpıda okunabilir. Kurgusuna yani kitaptaki cinayete aşırı iyi diyemeyeceğim fakat dönemine göre bu türün denenmesi alkışı hak ediyor. Cinayeti kim işledi,suçlu kimden ziyade bunun nedenine, dönemin sosyal yapısına, topluma getirilen eleştiriler ve değinilen konular benim için önem arz etti. Hüseyin Rahmi Gürpınar gerçekten çok büyük bir yazar. Yeterince abartılmadığını, hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum yazarımızın. Okunmasını tavsiye ederim bu eserin.
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma
9/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2025 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 20:20
Daha sunuş itibariyle sadeleştirmeyi yapan Mehmet Tekin isimli şahsa çok sinir olduğumu belirtmek isterim. Böyle sunuş ve ön sözleri okumaya gayret eden biri olarak, karşılaşacağım manzaranın kitabın ayrıntılı konusu olacağını tahmin etmezdim. Baktım, ciddi ciddi olayları anlatıyor; direkt orada okumayı bıraktım ve bitirince başa dönüp devam ettim. Hakikaten kitabı ayrıntılı bir şekilde özetlemiş adam. Sadece soruyorum: neden? Ne heyecan bırakır ne bir şey bu hareket! Yazarın ilk ve tek polisiye eseriymiş. Hakkını yemeyelim, çok iyi yazmış. Fakat başlarda esprili bir dil olduğu için pek ciddiyetin farkına varamadım. Sonuna gelince... Kanım dondu, tüylerim diken diken oldu. Kafadan böyle bir olay yazmak cidden ustalık işi olsa gerek. Ayrıntılar çok keskindi hatta nefes almayı unuttuğum sahneler vardı. Tek eksi yönü ise heyecanla başlayıp kitabın sonuca varma yolunu basit gösterip finalde golü atması fikrimce. Yani “katil kim” sorusunun verdiği heyecan bir kerede çözüme kavuştu demek istiyorum. Remzi ve Seyit Efendi idi dedektiflerimiz. Değiniyorum çünkü çok klasik bir tipleme olmuş bu ikisi. Remzi Efendi her şeyin farkında olan biri, Seyit Bey ise diğer dedektife göre daha laylaylom. Sevmedim yani bu ikiliyi. Seyit Efendi’nin de dedektif olduğunu hissetmek isterdim. Söyleyeceklerim sanırım bu kadar. Kesinlikle okumalısınız.
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma
Kesik Baş
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 132. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 00:00
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kesik Baş adlı bu kitabı bir cinayetin arka planını işliyor. Nazif Efendinin bir akşam zil zurna halde meyhaneden çıkıp evine giderken bir kuyuya düşmesiyle olaylar başlıyor. Çünkü, o kuyu içinde kendisinden başka bir de "kesik baş" vardır. O kuyudan çıkartılırken kesik başta beraber çıkar. Bu kesik başın kime ait olduğunu çözmek için polis (zabıta) hummalı ve maceralı bir araştırmaya başlar. Devamı ise kitabın içinde okurları bekliyor. H.R. Gürpınar burada da mahalle ağzı ve argoyu orantılı kullanıyor. Bir yanda Nafiz Efendi, aile hayatı ve çevresi akıcı ve merak uyandırıcı bir şekilde geçerken diğer yanda kesik başın kime ait olduğu araştırılıyor. Burada da yine özlü ve süslü sözlerle durum anlatılıyor. Bu romanın 1921 yılında yazıldığı unutulmasın. İstanbul'un belli bölgesinde yaşanan hayattan kesitler de sunuluyor. Yazar dönemine uygun ve hitap edeceği kesime yönelik bunları yazmış. O yüzden çok katmanlı ve derinlikli bir şey beklenmesin. Tabi yine adaba mugayir şeyler var. Lakin onlarda hayatın gerçekleri olmakla birlikte çevrede duyulan ve konuşulanlar olduğu da unutulmasın. Bunları da peyder pey kitabın içine serpiştirmiş. ** Okuduğum baskı, Kırmızı Kedi yayınları olup Temmuz 2021'de yayımlanmıştır. Yayıma hazırlayan ise Elif Yılmaz'dır. ** Bu kitap ilk olarak 1921 yılında tefrika halinde kaleme alınmıştır. 1942 yılında ise Hilmi Kitabevi tarafından yayımlanır. Kitap sadeleştirme yapılmadan basılmıştır. Bu doğrultuda sayfa altlarında bilinmeyen/unutulan ya da terkiplerin günümüz Türkçesindeki karşılıkları yer alıyor. ** Kitabın sadeleştirmeden (iyi elden çıkacak sadeleştirme) okunması okuyanı çok zorluyor ve kitaptan alacağı bilgi, keyif ya da eğlenceyi tam olarak karşılamayabilir. Bu yüzden akademisyenler hariç diğer okurlar için
Edebiyat
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021578 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2022 20:52
Hüseyin Rahmi'den okuduğum ilk kitap. Polisiye okumayı seven biri olarak esprili bir dille yazılmış bu polisiye romana bayıldım diyebilirim. 1942 yılında yayımlanan roman polisiye türünün ilk örneklerinden olup yazarın az bilinen romanlarından biridir. Roman sürükleyicidir, son noktaya kadar insanı merak içinde tutar. Kolay okunur, anlaşılır bir dille yazılmıştır. Hikaye, sarhoş bir adamın kuyuya düşüp, kuyuda lahana sandığı beze sarılı bir kesik baş bulmasıyla başlıyor. Bu "kuyu içi cinayeti" için iki polis görevlendirilir. Seyit efendi ve Remzi efendi. Esrarengiz olayları inceleme ve araştırmada oldukça başarılı iki uzman polisler. Remzi efendi, Seyit efendi'ye göre daha bilgili bir polistir. Olayı soruşturmaya başlarlar, insanları sorguladılar, ipuçlarını takip ettiler ve uzun uğraşlar sonucu nihayet işe yarar bir ipucu bulunmuştu. Ondan sonra düğümler birbiri ardına çözülmeye başlar. #alıntılar Uzun bir vefaya kalbimizin verdiği karşılık, hemen daima nankörlük ve acı bir vefasızlıktır. Dünyanın gülünç hallerine sınır var mıdır? ...insanın en kudurmuşçasına sapkınlık anlarında, karşısına faziletli bir nasihatçi çıkıp da yakasına yapışarak uçurumun kenarından çekse; ne kadar cinayetler düşüncede kalır, ne kadar haşarılar bir tövbe ile canilikten kurtulur, ne kadar masum kanlar akıtılmaktan kurtarılmış olurdu.
Edebiyat
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021578 okunma
Hem güldüren hem ürperten bir klasik
9/10
·168 syf.··
2026 61. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:36
Kesik Baş, Türk edebiyatının emekleme döneminde olan polisiye ve gotik/korku türlerinin ilk ve en özgün denemelerinden biri. Hüseyin Rahmi, Fransız edebiyatından ve özellikle Emile Zola’dan etkilendiği natüralizm akımını bu romanda da net bir şekilde hissettirmiş. Romanın en güçlü edebi yönü, kurgulanan tezatlık diyebilirim. Bir yanda vahşi bir cinayet ve korku atmosferi varken; diğer yanda bu olayı çevreleyen absürt bir mizah var. Yazar, trajik olanla komik olanı o kadar iyi harmanlamış ki, o korku unsurlarını okurken insan kendini bir anda toplumsal bir hicvin içinde buluveriyor. Gürpınar, Türk edebiyatında "sokağın sesini yazıya aktaran yazar" olarak biliniyor ve Kesik Baş bu unvanın hakkını sonuna kadar verdiği bir eser. Bana göre Kesik Baş, kurgusal sürprizlerinin ötesinde, dönemin İstanbul panoramasını dilsel bir zenginlik ve keskin bir sosyolojik gözlemle sunan, Türk popüler edebiyatının köşe taşlarından biri. Bir şans verin derim
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma
‘‘Cinayetsiz hayat olmaz.’’
9/10
·200 syf.··
2024 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 00:22
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın tek polisiye romanı olan Kesik Baş, 1921 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilmiş. Sonrasında 1942’de tam hâliyle ilk defa Hilmi Kitabevi tarafından kitap olarak yayımlanmış. Bu polisiye romanı dışında Gürpınar’ın üç polisiye roman tercümesi olduğunu da söyleyelim. Bizde polisiye romanın ilk örneği Ahmet Mithat Efendi’ye aittir. Onun Esrâr-ı Cinâyât adlı romanı bu türün bizdeki ilk örneği olarak kabul edilir. O romanı da yakın sayılabilecek bir zamanda okuduğum için iki polisiye roman arasındaki benzerlikleri de fark etme imkânım oldu. Zaten tarz olarak da Gürpınar’ı Ahmet Mithat’ın bir devamı gibi düşünmek yanlış olmaz. İkisi de yaşadıkları dönemlerde edebiyata benzer şekillerde yaklaşmış, edebiyatı halkı eğitmede bir araç olarak görmüşlerdir. Bu sebeple Gürpınar’ın kullandığı dil dönemine göre oldukça anlaşılırdır. Tabii okuduğumuz bu baskı, Bilal Bey tarafından günümüz Türkçesine uyarlanmış, gayet de tadında bir uyarlama olmuş. Tanpınar’ın deyimiyle edebiyatımıza sokak onunla girmiştir. Bu sebeple diğer romanlarında olduğu gibi bu romanda da diyaloglar gerçekçidir, karakterler kendi ağız özellikleriyle konuşur. Bu gerçekçi diyaloglar da Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın natüralist yaklaşımının bir sonucudur. Romanda klasik Türk polisiye romanlarında görülen birçok özellik mevcut. Özellikle dikkatimi çeken tesadüfler oldu. İlk romanlarımızın en büyük kusurlarından biri bu tesadüfler. Polisiye roman olması sebebiyle tesadüfi durumlar daha çok göze batıyor. Bunun dışında polis hafiyelerinin usta-çırak şeklinde iki kişiden oluşması, yine bu hafiyelerin kılık değiştirerek soruşturma yapması gibi unsurlar dönemin polisiye romanlarında çokça kullanılıyor. Özellikle kılık değiştirme sahneleri bana yine yakın zamanda okuduğum Amanvermez Avni’yi
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2024578 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 14:16
“Zavallı insanlık kendi bağrını hançerlemek cinnetine bir tedavi serumu bulamayacak mı?” Herkese merhaba, bugün Hüseyin Rahmi’nin önce İkdam gazetesinde tefrika edilen, ardından da 1942’de yayımlanan ilk yerli polisiye romanımız Kesik Baş’ın incelemesiyle geldim. Eser, Nafiz Efendi’nin sarhoş bir halde evine dönerken kuyuya düşmesiyle başlar. Kaynanasına yaranmak için yolda aldığı lahanayla birlikte kuyuyu boylayan Nafiz Efendi, elini attığı anda bir çıkına denk gelir. Bu çıkını sarhoşluğun da verdiği etkiyle lahana sanar ve sevinir. Ancak kuyudan çıktığı anda işler hiçte düşündüğü gibi gitmeyecektir. Bakalım bu çıkının sırrı nedir, Nafiz Efendi’yi neler bekliyor? Okuyup görelim. Dönemin özelliklerini ustalıkla yansıtmasıyla, kendine özgü mizahıyla, yaşadığı yerin dilini kullanmasıyla, en önemlisi de karakterleriyle bol gerilimli, son derece akıcı bir cinayet öyküsüydü Kesik Baş. Ben okurken çok keyif aldım, çok heyecanlandım. Klasikseverlere şiddetle tavsiye edilir efenim. Okuyun, okutun…
Edebiyat
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma
9/10
·162 syf.··
2025 66. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 01:42
Dönemi, ahlakı, ahlaksızlığı, insanlığı, insafsızlığı bazen ulu orta açık, bazen de cümlelerle süsleyerek üstü kapalı bir şekilde yansıtan, eleştiren canımızın canı Hüseyin Rahmi Gürpınar öyle yazılmaz böyle yazılır diyerek günümüzdeki birçok polisiye yazarına atıfta bulunup gerek açıkça gerek temkinli bir şekilde polisiye alanına ilk ve son adımını başarıyla atmış. Sarhoş ve suçlu Nafiz Efendinin adeta "ben kaynanama lahana alamayacak mıyım uleeyn" tavrıyla eve giderken düştüğü kuyuda denk geldiği yuvarlak paketin de ikinci bir lahana olduğunu düşünmesi ve aç gözlülükle kendininmişcesine sahip çıkması sonucu kesik bir başı gün yüzüne çıkarmasıyla romanımız başlıyor. Nafiz efendinin aç gözlülüğünü kaale bile almayacağımız ahlaksızlıklarla dolu ah insanoğlu vah insanoğlu kitabımızda suç labirentinin içinde bir o yana bir bu yana sallanıyoruz. Dikkat edelim de üzerimize bir ahlaksızlık yapışmasın
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 00:00
İlk basımı 1911 yılında yapılan ve Osmanlı’nın ilk yerli polisiye romanı olarak görülen Kesik Baş, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kendine has mizahi üslubu ve kurgu yeteneği ile farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Sarhoş Nafiz Efendi’nin gece evine dönerken kuyuya düşmesiyle ortaya çıkan bezlere sarılı kesik baş ve bu başın gizemini ortaya çıkarmakla görevlendirilen iki zaptiye memuru Remzi Efendi ve Seyit Efendi ile 19. yüzyıl sonları İstanbul’unda gotik bir atmosferde buluyoruz kendimizi. Yazar, olay örgüsünü bize aktarırken, dönemin sosyal yapısına, halkın inançlarına, adalet ve ahlak kavramlarına da göndermeler yapıyor. Benim ilk Hüseyin Rahmi Gürpınar okumamdı, dilini sevdim. Diğer kitaplarını da okuyup paylaşmayı ümit ediyorum. Kesik Baş de tüm polisiye severlere tavsiyemdir.
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025578 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...