Gönderi

7/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 17:29
Sonunda bitti, neredeyse 3 aydır elimde. Ama ben kendimi sadece 1 kitap değil 2 ya da 3 kitap bitirmiş sayıyorum. Bunun nedeni sayfa sayısının çokluğu değil kitapta birden fazla karakterin hikayesini derinlemesine okuyor oluşumuz. Aslında bu benim okuduğum ilk Tolstoy kitabıydı. Yazarın karakterlerin fikirlerini aktarma biçimini çok sevdim ve insan psikolojisi ve davranışı ile ilgili bazı tespitleri de iyiydi. Yazıldığı dönemi düşünecek olursak bence neden klasikler arasında olduğu çok anlaşılır. Bunun yanında Levin in kısımlarında yaptığı doğa betimlemeleri bana Yaşar Kemal'i hatırlattı hep. Ama bence Yaşar Kemal doğayı betimlerken daha şiirsel yazıyor. Ve Levin karakterinde Tolstoy'un kendisini yansıttığını düşünüyorum, çünkü bildiğim kadarıyla Tolstoy hayatının bir noktasından sonra münzevi bir hayat yaşamıştı. Sanki onu bu sürece götüren düşünceleri Levin'de okuyabiliyorduk. Anna ve Vronskiy'in hikayesine geldiğimizde ise aslında başlarda aralarındaki tutku ve aşk için ikna olamadım, sanırım bu kısımda yazar bu ilişkinin toplumsal meselelerine odaklanmayı seçmiş. Ama bence ilk olarak okur bu aşk ve tutku konusunda ikna edilseydi tüm o toplumsal meseleler de okuru daha derinden etkileyebileceğini düşünüyorum. Çünkü bu şekilde okur olarak aslında biz de Anna yı yargılayan ona uzaktan bakan bir konumdaydık. Ama aslında düşününce Anna aslında toplumun kadınlar üzerindeki baskısının kurbanıydı. Evlenmek zorunda olması, boşanamaması, çocuğu üzerinde bir hakkının olmaması, çalışamaması... Aslında tüm bunlara rağmen Anna kendi için yaşamayı seçmişti ancak sonunda bu kadar yalnızlaşması onu mutlu bir sona götürmedi. Tüm bunları düşündüğümde aslında Anna nın davranışlarının, duygularının ve düşüncelerinin yazarın kendi inancı ve düşünceleri nedeniyle doğru işlenemediğini düşünüyorum. Belki feminist bir yazar olsaydı bambaşka bir hikaye dinleyebilirdik. Anna gibi zeki bir kadının çocuğunu düşünmeden sadece kendini düşünmesi ve histeri atakları geçirmesi tam olarak bir erkeğin dünyasında olabilirdi zaten. Tüm bunların yanında kitabın yazıldığı dönem Rusya da yazaların kelime (sayfa da olabilir tam hatırlamıyorum) başına para aldığını ve bu yüzden kitapları uzattıklarını öğrendikten sonra kitabın uzunluğu daha mantıklı geldi. Bence daha kısa olabilirdi, her karakterin her şey hakkındaki düşüncesini duymamıza gerek var mıydı gerçekten? Tüm bunlara rağmen hem toplumsal hem de edebi anlamda güzel ve farklı bakış açıları kazandıran iyi bir kitap olduğunu ve bunun için okunması gerektiğini düşünüyorum. Okuyacak herkese iyi okumalar.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.