Gönderi

3/10
·536 syf.··
2025 29. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 02:49
Uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı çok fazla insan tarafından beğenilen ve önerilen bir kitaptı çünkü. spoiler içeren bir inceleme olacak. şu anda kitabı henüz bitirmemiş yarısına yaklaşmış bir şekilde kitabın sonunda fikrimi değiştirmeyi umarak yazıyorum incelemenin bu kısmını. şimdilik yaşanan olaylar birbirimi çok tekrar ediyor ve karakterlerin herhangi bir derinliği yok. var gibi görünüyor fakat tekrar eden bir umutsuzluk içinde kayboluyorlar sadece. yeraltı edebiyatı pek benlik bir tür olmasa da belli bir yere kadar tarafsız yaklaşabiliyorum ama maalesef belli bir yerden sonra kitabın içinde şiddet, cinsellik ve sapkınlık temaları çok zorlama olmaya başlıyor. Amacının zaten karanlık rahatsız edici olmak olduğunu biliyorum ama oldukça zorlama hissettiriyor karakterlerin rahatsız edici davranışları. Osamu Dazai'den "insanlığımı yitirirken"i okurken bu zorlamayı hissetmemiştim daha melankolik ve naif havasından kaynaklı da olabilir tabii ama bu kadar zorlama değildi. .... özellikle bu kısmı tamamen kendi duygularımla öfkemle yazıyorum kitapta özellikle kadına yönelik olan şiddet o kadar sinir bozucu iğrenç ve fazla ki kayra'nın zaten kötü bir insan olduğunu anlayabiliyoruz 20 sayfada bir farklı bir kadını dövüp "hiçbir şey hissetmiyorum" diye zırvalaması o kadar bayıyor ve sıkıyor ki. Bir de "tecavüz" kelimesinin sürekli alakalı alakasız her yerde kullanılması mide bulandırıyor. amacı zaten okuru rahatsız etmek derseniz haklısınız ama rahatsız etmek için bu kadar ucuz ve bayağı yöntemler kullanmak kitabın bütün değerini bitirdi gözümde. 2. KİTAP Bu bölüme başlarken okumakta en çok zorlanacağım kısım olduğunu biliyorum Kayra'nın kadın düşmanlığı ve karakterini hiç sevmediğim için sadece onun hikayesini okumak biraz zor olacak. Tahmin ettiğim gibi kitabın benim için en sıkıcı kısmı oldu 3. kısmı merak ettiğim için kendimi oldukça zorladım devam etmek için. "kaç yaşındasın? "on yedi" gerçekten de daha vir çocuktu ama iklim onu çoktan olgun bir kadına dönüştürmüştü." PARDON????? aynı zamanda bunu diyen karakter kitabın ilk yarısında 16 yaşında bir karaktere t3cavüz etti. Neyse ki kitabın geri kalanında kayraya herhangi bir sempati beslememizi sağlayacak ve onu iyi göstermeye çalışan yerler yok. 3. KİTAP Bu kısım kitapla ilgili fikirlerimi tamamen olmasa da değiştiren kısım oldu kinyasın yavaş yavaş iyileşmesini ve yeni bir hayata alışmasın okumak klişe de olsa keyifliydi. Yine de maalesef pek harcadığım vakte değmeyen bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sadece yarısında bırakmadığım için memnunum ama uzun bir süre hakan gündayın başka bir eserini okuyacağımı düşünmüyorum.
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma
·
274 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İlk olarak yorumunuza katılmıyorum. Ve yorumunuzdaki problem metnin kendisi değil okuma pozisyonunun etik rahatlık ve duygusal tatmin merkezli kurulmuş olması çünkü kinyas ve kayra yeraltı edebiyatı bağlamında nihilizm ontolojik boşluk değer yitimi ve varoluşsal kopuş üzerine inşa edilmiş bir metin burada tekrar döngüsellik anlamsızlık hissi ve şiddetin sürekliliği anlatısal bir zayıflık değil bilinçli bir estetik strateji karakter derinliğini empati sempatiklik ya da psikolojik gelişimle eşitlemek modern anlatı kuramını ve anti kahraman kavramını bütünüyle ıskalamak anlamına geliyor kayra figürü ahlaki bir özne değil etik çöküşün temsili olarak konumlanıyor bu yüzden sevimsizliği değil rahatsız ediciliği üzerinden okunmalı şiddeti ucuzluk olarak etiketlemek ise metindeki yabancılaştırma etkisini provokasyonla karıştıran yüzeysel bir refleks bu kitap rahatsız edici olduğu için değil rahatsızlığın nedenini açıklamakla ilgilenmediği için zorlayıcı ve bu da türün bilinçli olarak talep ettiği okur sorumluluğunu reddetmekten başka bir şey değil
Eylül
Gönderi Sahibi
dediğim gibi yeraltı edebiyatı bana pek hitap etmediği için de sevmedim ama okuduğum diğer yeraltı edebiyatı eserleri bu kadar zorlama hissettirmiyordu. kitabın rahatsız edici olmayan kısımları da sıkıcıydı derdim tamamen yazarın dili ile ilgili. etik çöküşü temsil edecekse daha gerçekçi bir şekilde temsil edebilir ortada asla gerçeklikle bağdaşmayan saçma sapan bir kurgu var. anlatmak istediği şeyi çok daha iyi bir şekilde anlatabilirdi. dediğim gibi okuma pozisyonum etik rahatlık ve duygusal tatmin merkezli olsaydı beni rahatsız edeceğini bildiğim şeyleri en başta hiç okumazdım. okuyup beğenmememe rağmen ilerde yine hakan günaydın ya da başka yazarların yeraltı edebiyatı eserlerini okuyacağım. beğenmediğim bir kitaba yüzeysel bir eleştiri yazdığım ve süslü kelimeler kullanmadığım için beni kendin kadar derin bir insan olarak görmeyip küçümsercesine yorum yapman hoş değil. katılmayabilirsin yorumun ve açıklaman için de teşekkür ederim ama fikrim herhangi bir şekilde değişmedi geriye dönüp baktığımda hala benim için kötü bir kitaptı