Önemli klasiklerden biri olduğu aşikar. Hukuk fakültesinin kütüphanesinde çalıştığım dönemde öğrencilerin en çok aldığı kitaplardan biriydi. Fakat bu kitabı herkes beğenir mi? Ya da hukuk öğrencilerine hitap mı etmeli? Sanmıyorum. Öncelikle kitabın bir davadan ibaret olduğunu bile düşünmüyorum. Bu kitabı beğenerek okumak için de davadan başka şeylere odaklanmak gerektiği fikrindeyim. Okuduğum süreç boyunca durumun absürdlüğü ve belirsizliği en çok dikkatimi çeken noktasıydı. Dava sürecini okumaktan çok sessizce ilerleyen ve ilerlediğini bile anlayamadığımız ama karakterin sürekli başkalarıyla olan konuşması ve koşturmasından kötüye gittiğini anladığımız bir süreci anlatıyor. Kitaptaki dava süreci o kadar anlamsız ve neyin doğru neyin yanlış olduğu anlaşılmadan ilerleyen bir süreç ki insanın içini daraltıyor. Hukuksuzluk ve adaletsizlik hissiyatının dışında, bir gün, birden bire hayatının nasıl da değişebileceğini, her şeyin tepetaklak olabileceğini de düşündürdüğünü söyleyebilirim. Asıl önemli yansa bu değişikliğin temelinde mantıklı bir sebep yatmaması.