·616 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Mart 2025 00:00 Bu öyle bir kitaptı ki hem çoğu yerinde kendimi salak gibi hissedip yazılanları anlamamama sebep oldu, hem defalarca kez içimden gelen onu bırakma ya da bir an önce bitirip kurtulma isteğiyle savaşmak zorunda kaldım hem de bir yanım daha ben ne zaman olduğunu bile anlayamadan kendini olayların heyecanına kaptırarak durdurulamaz bir okuma hevesine düştü.
Öncelikle uyarmalıyım ki Emare'nin dili epey bir ağır, hemen hemen her sayfada aşırı derecede benzetme ile karşılaşıyorsunuz ve çoğu zaman siz ne kastedildiğini anlayacağım diye bir yerlerinizi yırtarken buluyorsunuz kendinizi. Ha şimdi böyle söylüyorum fakat bu Aslı Arslan'ın yazdığı kitap kötü demek değil tüm o yazılar, benzetmeler, yaptığı edebiyatlar hepsi aslında ayrı ayrı birer şaheser ama anlayabilene işte ne yazık ki ben de dahil pek çoğumuz bu konuda yetersiz kalıyor. Yinede vazgeçmeden, o kısımlar yüzünden moralinizin bozulmasına izin vermeden okumaya devam ederseniz hikayedeki olaylar, karakterler, aksiyonlar ve gizemler derken bir şekilde kendinizi kitaba kaptırmayı başarıyorsunuz sadece biraz sabır ve kararlılık lazım o kadar.
Biraz konusuna değinmem gerekirse eğer şimdi adı Minel Karaer olan 19 yaşında bazı psikolojik sorunlara sahip, geçmişinin çoğu parçasını kaybetmiş ve dansa tutkuyla bağlanan bir kızımız var. Diğer tarafta ise yani erkek başrol köşemizde çenesinden başlayıp boynuna doğru devam eden bir yanık izini yüzünde taşıyan, sigara, alkol, uyuşturucu, yasadışı yarışlar ve benzeri olabilecek her türlü illete bulaşmış, gözlerinde sonbaharı taşıyan gizemli mi gizemli Korel Erezli adında her zamanki gibi sırıkgillere mensup bir adamımız var. Bu ikisi başka sorunlu insanların sözde tedavi edildiği Merkez denen bir yerde tanışıyor ki bu Korel'in oraya ikinci gelişi yani daha önce gelmiş ve gitmiş şimdi de bir sebepten ötürü ansızın geri dönüyor. Ondan sonrada Minel ve Korel'in başı bitten popoları s. .... Neyse ne kastettiğimin anlaşıldığını düşünüyorum.
Kitabı okurken insan yer yer zekasını sorguluyor, hafızasına lanetler yağdırıyor ve psikolojisinden şüphe etmeye başlıyor. Bunları göze alıyorsanız başlamanızı öneriyorum. Bunların dışında eğer ki manyak, acayip ve deli karakterler okumayı seviyorsanız, bol vahşet varsa ben de varım diyorsanız ve gizemli karakterlerin foyasını ortaya çıkarıp hasta bir katille bahse girmek istiyorsanız buyrun gelin derim.