Yarım kalmak sadece ekmeğe mi mahsustur. İnsanlar, şehirlerlerde yarım kalır. Peki bir şehir bir insanı tamamlar mı? Diye sormuştum birkaç yıl önce ve cevabı bir Abbara masalında buldum. İnsanın köklerinden, dilinden ve dininden koparılması benliğinin hep yarım kalmasıymış. Abbara bir arayış romanıydı belki ama bir taraftan da tamamlanma süreciydi. Ait olduğun her şeyde benliğinden izler bulmaktı. Bir şehri görmeden izlemek gibiydi Abbarayı okumak. Mardin hakkında aman zaman şaşkınlık, bazen hayranlık, bazen bir kargaşa hissi uyandırdı bende. Ama en çok da hayatı boyunca dua etmemiş, Allah'a sığınmamış bir insanın yaşadığı içsel buhranları hissetmet çok şükür dedirtti. Çok şükür her çaresizlikte, sevinçte, buhranda, arayışta ve varışta bizi hep koruyup gözetleyen her şeyi bilen Müheymin olan Allah'a sığınabiliyoruz.ahmet Ahmet Tezcan