Güneş'i odasına giren ışık huzmesiyle tanımak ne kadar eksik ise yalnızca Güneş'e yönelmek de o kadar fazladır. Eksik olanda fazla olanda zulümdür; adalet orta-olandır.
Böyle bir insan şimdiyi mutlaklaştırır, dünü ve yarını şimdisini tehdit eden birer unsur olarak görür; geçmişten kaçar, gelecekten ise korkar. Şimdisini, boşluk bırakıp bir an kendiyle yalnız, kendi başına kalmamak için alabildiğine doldurur -zaman doldurma, geçirme ve öldürme-; bunun için elden geldiğince değişik meşguliyetler yaratır; tıkandığı yerde boşluğu gürültüyle kapatır. Çağdaş yaşamın insanın kendi bireyselliğini unutmasına neden olan bir günlük diliminde yer alan gürültülere şöyle bir bakmak yeterlidir.