Kitapta ki bir alıntıyı paylaşmak istiyorum sizinle...
.............
Sabite:
_Zaten insan ömrü dediğimiz birer ibretlik hikaye değil midir? Eğer başımdan geçenleri yazacak olsam uzun bir roman olur.
Nasıha şakalaşma amacıyla:
_Ben romanların aleyhindeyim.
Sabite:
_Bunu reddederim;hem cinsimize kötü huylarını bıraktıracak olaylar,iyilere iyilikleri yüzünden ruhani zevki tattıracak hikayeler hep onda mevcuttur.Romanların aleyhinde olanlara şaşarım, zira insana ister gönül rahatlığıyla ister acı çekerek olsun ,ömrünün geçiciliğini unutturmak,bazen geçmişin hatırlanmasıyla kederlenmek bazen de müteşekkir olmak gibi runani meseleleri yasaklamak ve yok etmek mümkünse,romanlar da faydasızdır.
Nasıha:
-Lakin şu bizim kızlara romanı okutun da ondan fayda bekleyin.
Sabite:
_Ahlaki romanları seçip okutun.Dünyayı bilmeyenlerle bilenlerin farkı çoktur.Anadan doğma bir körün birdenbire gözleri açılıp güneşi görürse tekrar kör olacağı şüphesizdir.Ama güneşin ne olduğunu bilen ona büyüteçle bakılamayacağını akıl eder.
...........
Osmanlı zamanında eğitime ,disipline ,okumaya ne kadar önem verildiğini anlatan satırlar...
Kitabımızda kadınların zor şartlar altında bike ne kadar güçlü olduklarını anlatıyor...
Sayfa 191