Spoiler içerir!
Agatha'yı okuduğum ilk kitap ve beklentilerimin altında kaldı. Çok uzun süredir akıcı bir kitap okuyamayıp boğulduğum için nefes alma niyetiyle bu kitaba başladım. Ve bana istediğimi verdi. Düşünmeden sadece olaylara vâkıf olma çabası içerisinde katili bulmaya çalışırken kitabı bitirdim.
Olay örgüsü kurgulanma şekli çok zekice, fakat bana adada 10 kişiden başkası olduğuna inandıramadı maalesef. Ben adadakilerin düşünmediği 11. bir kişinin cinayetleri işlediğini, açığa çıkacağını ummuştum. Bir süre sonra adadakilerden şüphelendim, ki en başta Yargıç Wargrave'den şüphelendim. Ölünce o değildir diye düşünüp Armstrong'a yönelmiştim. Hikâyenin sonu beni bu şekilde tatmin etmedi. Katilin yine içlerinden birisi çıkıp sonunda kendini öldürmesi klasiklerden olduğunu kanıtlıyor. Tek akla mantığa yatkın şey Yargıç'ın hak hukuk konusunda takıntılı olup aslında kendisini de suçluymuş gibi gösterip haklı olduğuna inanması... Ki ben onun da yasalarla kanıtlanamayacak bir cinayet işlediği kanısındayım, kendi inanmasa da kendisini öldürerek bir adalet terazisi yarattı.
Ölmeden önce yaşamak için 10 kişiyi öldüren bu câninin hikayesi beni gerilimiyle etkileyip kalbime dokunamadı maalesef... Bir hayal kırıklığı yaşadım fakat yazarın başka kitaplarına şans vereceğim Agatha Christie