Puan vermedi·244 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Mart 2025 00:13 Ruth uzun süredir merak ettiğim ve okuma listemde olan bir kitaptı. Kitabı okuduktan sonra yazar hakkında küçük bir araştırma yaptım ve kendisinin psikanalist olduğunu ve hatta Sigmund Freud’un da öğrenciliğini ve dostluğunu paylaştığını gördüm. Kitaptaki psikolojik tahlilleri ve karakterler arası ruhani aktarımı çok başarılı buldum. Kitabı okurken karakterlerin hissettiği duygusal karmaşaları içimde hissettim.
Konusu bakımından tabu sayılabilecek bir öğretmen ve öğrenci arasındaki aşk ilişkisinden bahsetmesine rağmen, Ruth karakterinin zaman içinde edindiği olgunluğu, buna göre verdiği kararları ve genç bir kızın yetişkin bir kadına dönüşümünü yazarın çok güzel işlediğini düşünüyorum.
Kitap hakkında kendi düşünceme gelirsem eğer, kitabın gidişatından sonunun bu şekilde biteceğini hiç tahmin etmemiştim. Erik karakterinin kitabın başında ve ortalarında sergilediği güçlü karakteristik yapısını kitabın sonlarına doğru bu kadar güçten düşmüş ve aciz bir şekilde gözlemleyeceğimizi hiç tahmin etmezdim. Ruth ve Erik arasındaki ilişkinin karakterlerin verdiği beklenmedik kararlarla bu kadar farklı bir şekilde gelişmesi beni çok şaşırttı. Peki kitabın sonundan memnun muyum? Hem evet hem hayır.. İçimdeki romantik kişilik hayır böyle olmamalıydı diye üzülürken, mantıklı tarafım ise bu sonu takdir etti. Duygusal olarak inişli çıkışlı bir kitaptı ve okurken gerçekten çok zevk aldım. Klasik okumayı seven herkese tavsiye ederim.
Bir alıntıyla incelememi sonlandırmak isterim:
Uçabilse bir sığınak bulabilecek
henüz kanatlanmamış korku içindeki yavru kuş gibi,
zavallı bir çocuk gibi,
kaçarak vardım ancak senin ellerine.
Görünüşte başı dik geldim,
ama beni sürükleyen yalnızlıktı sadece, sessizce yanına diz çöktüm
ve istemedim hiçbir şeyi birazcık sevgiden başka.
Ve kısa bir süre için kendimi tekrar
bir çocuk gibi hissetmekten başka,
uzaktan, son derece ürkekçe de olsa aranızda bir parça şefkati paylaşmaktan başka.