Gönderi

8/10
·272 syf.··
2025 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2025 00:18
Merhaba, Kitabın ismi oldukça ilginç, değil mi? Bence de öyle. Açıkçası, kitabın teknik olarak deneme yazılarından oluştuğunu bilmeden önce, kurgusal bir yapıya sahip bir öykü olduğunu düşünmüştüm. Ancak kitabın adının, içindeki altı farklı deneme yazısından birinin başlığı olduğunu öğrendiğimde, bu isme özellikle bir ayrıcalık tanındığını fark ettim. Bu kitabı okurken hissettiğim şey, yazarın belki de hayatının son dönemlerinde, geçmişte sıkça yaptığı ve büyük keyif aldığı sohbetleri artık kendi iç dünyasında sürdürdüğüdür. Emeklilik ve yaşlılık gibi kavramlar, insanı hayatın keşmekeşinden uzaklaştırarak bir durulma noktasına getiriyor olabilir. Bu süreçte kişi, kendi içine daha fazla dönüp geçmişinin muhasebesini yapma eğiliminde olabilir. Fatih Harbiye ve Ud Çalan Kadınlar Üzerine başlıklı bölümde, yazar Peyami Safa’nın Fatih Harbiye romanından alıntılar yaparak, Cumhuriyet dönemindeki Batı-Doğu karşılaşmasını ve doğulu insanın bu kültüre bakış açısını Neriman karakteri üzerinden anlatıyor. Başlangıçta ışıltılı gelen bu yeni hayat, romanın sonunda geleneksel değerlere geri dönüşle noktalanıyor. Ancak süreç boyunca yaşanan gelgitler ve içsel çatışmalar, eseri özel kılan unsurlar arasında yer alıyor. Kitapla ilgili en keyif aldığım diğer bir nokta ise İstanbul gibi kadim bir kentin, keşfetmem gereken yerlerine dair bana adeta bir kılavuzluk etmesiydi. Bazen, hatta çoğu zaman, İstanbul’un hakkını veremediğimi düşünürüm. Hep hayalini kurduğum ve bir gün ulaşmayı hedeflediğim şey, bu şehrin tarihi ve kültürel dokusunu derinlemesine anlayıp ondan gerçek anlamda tat alabilecek bir kültür seviyesine erişmek. Bugün yanından fark etmeden geçtiğimiz birçok yer, katmanlı hikâyeler barındırıyor. Ancak biz, gözümüzün önündeki bu zenginliği fark edemeden yolumuza devam ediyor, adeta ona ihanet ediyormuşuz gibi hissediyoruz. Yazar, İstanbul’un entelektüel çevresiyle olan ilişkilerini ve yaşadığı dönemdeki zıt kutuplu fikirlerle olan etkileşimlerini anlatıyor. Sosyalist yaklaşımlardan sağ-sol çatışmalarına, darbelerden kültürel dönüşümlere kadar pek çok konuya değiniyor. Fikir ayrılıklarının bazen büyük çatışmalara dönüştüğünü, bazen ise aynı çatı altında farklı görüşlerin konuşulabildiğini aktarıyor. En sevdiğim yönlerinden biri ise yazarın İstanbul sokaklarını arşınlaması ve şehrin ruhunu hissetmeye çalışmasıydı. Kitap, genel olarak bir sohbet havasında ilerliyor ve konular derinlemesine ele alınmasa da, ilginizi çekebilecek başlıklarla merak uyandırıyor. Daha rafine zevkler geliştirmenize olanak sağlayabilecek bir okuma deneyimi sunuyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap mıdır? sorusuna kesin bir "evet" yanıtı veremem. Ancak, okurken keyifli anlar yaşatabileceğini ve hayatınızı bir film şeridi gibi gözden geçirmenize vesile olabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim. 27 Mart 2025 Mehmet Varilci
Ud Çalan KadınlarReha Tanör · İthaki Yayınları · 2024134 okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.