Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 27 Mart 2025 07:19 Sıdıka / Atilla Atalay
Selamlar arkadaşlar,
Aranızda Sıdıka'yı izlemeyen ya da bilmeyen var mı ?
Benim çocukluğum da yani 1997 yılında yayına girip 98 bölüm yayımlanarak 2003 yılında final olan o dönem herkesi ekranlara kitleyen bir komedi dizisiydi.
İzlemediyseniz izleyin derim.
Gelelim kitabımızın konusuna;
Ailesine yer zaman baş kaldıran kızımız hem kendi hem de etrafındakilerin haklarını aramak için uğraşıyor devamlı.
Kızımızın aile baskısı yüzünden dışarı çoğu zaman çıkması yasaktır ve o da bütün gününü evin de pencere önünde geçirir
ve çoğu zaman da bir hayal dünyasının içinde yaşar. Birbirinden uyumsuz bir aileye sahiptir babası her zaman içmeyi çok seven ve
içinde kendini kaybeden bir karakterdir. Abinin ise babadan pek bir farkı yoktur sorumsuzluk konusunda anne ise o da arada sıkışmış bastırılmış bir diğer karakter. Bu evde erkekler kendini üstün bir varlık sanarken kadınları hep daha ezik karakterler olarak görüyorlar.
Peki ya Sıdıka tüm bu karmaşıklığın içinde neler yapıyor?
"Yıllarca kırıp dizimi evde oturarak hayırlı bir kısmet beklemek üzere eğitildim ben."
"Bu sevgisiz evde çiçek mi büyür be..."
"Uzaylılar falan gelse, kurtarsa bizi şu cehaletten, şu zavallılıktan."
"Hep böylesiniz zaten…
O yasak, bu ayıp, şu günah...
Bilim adamları kaçık, sanatçılar orospu, sonra cehalet diz boyu...
Ona buna kışkıran sürüler halinde..."
"Yaşam dediğin sanattır... Sırf evin içinde geçse bile…"
"Uzmanlar uyarıyor: Gençleri anlamaya çalışın…"
"Ne fena diil mi?" diye sürdürdü... "İnsan hep çok sevilsin diye uğraşır... Sevilince de ödü patlar..."
Bu güzel kitabı okumanızı öneririm ve diziyi de hala izlemedeyseniz mutlaka izleyin arkadaşlar.
Sevgiler,