Öpücük Balığı Fabrıga

Sıdıka

Atilla Atalay
Tasarımcı:
Latif Demirci
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
2008
İlk Yayın Tarihi:
1995
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789754705225
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

NE ÇOK GÜLDÜM AĞLANACAK HALİMİZE
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 01:01
Bol bol güldüm, eğlendim, öğrendim, üzüldüm. Hayata Sıdıka'nın o küçücük camından baktım. O camdan hayata aktım, 90'lara gittim. O dönemin sorunlarından günümüze gelen o değişmez; sığ fikirli, geri kafalı, cahil toplumun bir adım bile ileriye gidemediğine şahit oldum. Siyasetin de parkta tek başına oturan kadının yaşadığı sıkıntıların da hiç değişmediğini gördüm. Hiç bitmesin dediğim nadir kitaplardan oldu bu kitap. Gülmeyi ne kadar özlediysem artık bunu da her güzel şey gibi erkenden tükettim. Zaten Sıdıka da sadece ağlanacak halimize gülmemiz için yazılmış bir eser. Ayyaş baba, geri kafalı anne, kendisini zeki sanan boş bir abi ve Sıdıka gibi bir pencereye sıkıştırılmış, belli bir kalıba sokulmaya zorlanılmış nice kadından sadece birisinin öyküsü bu eser. Ama Sıdıka öyle kolay kolay başkalarının doğrularını kabul edecek birisi değil. Güçlü, kendinden emin, kendi doğruları olan bir kadın. Ne küçük yaşta okuldan alınması, ne de evde gördüğü şiddet onun öğrenmeye ve sorgulamaya olan aşkını engel değil. Kimse onun ne gülüşünü ne de yarına olan umudunu elinden alamaz. Öyle güçlü, öyle güzel bir karakter işte Sıdıka. Keşke şimdi de televizyonda böyle insanları güldüren, güldürürken de düşündüren diziler olsa. Ama içinde; sıkıcı aşklar, aldatmalar, entrikalar, silah, kan, ölüm olmadığı için izlenmez, izlenmediği için de bir kaç bölüm sonra final yapardı biliyorum... Beni takip edenler bilirler normalde bu kadar çok alıntı paylaşan birisi değilimdir ama bu kitabın tamamını paylaşmak istedim. Son zamanlarda yaşadığımız ki hâlâ da yaşamaya devam ettiğimiz bu zor günlerde ilaç gibi geldi bu kitap bana. Tam da okumam gereken zamanda okuduğumu düşünüyorum. Siz de biraz olsun yüzünüzde tebessüm oluşmasını istiyorsanız hiç ertelemeden okuyun bu kitabı derim.
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
Sıdıka - A. ATALAY /Sevgisiz evde çiçek mi büyür be...
9/10
·224 syf.··
2023 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2023 15:14
Hababam SınıfıHababam Sınıfı'nın yazarı Rıfat IlgazRıfat Ilgaz'a bir röportajda "Nasıl bu kadar güldürebildiniz," diye soruyorlar, o da cevap veriyor: "Ben çöken eğitim sistemini anlattım. Hepimiz bu ölen sisteme bakarak güldük." SıdıkaSıdıka Çöken dünyanın, Kokuşmuş adetlerin, Erkek hegemonyasının, Kadına psikolojik, fiziksel şiddetin, İnsanları düzen düzenin, Tüm bunlara rağmen umutla hayata tutunmaya çalışan kahramanı. "Bugün kötü olan her şeyi kendisiyle baş başa bıraktım, çünkü dışarıda bahar vardı. Yarın yine olacak." (s. 62) Kadın okumaz. Kadın dışarı çıkmaz. Kadın balkona bile çıkamaz. Kadın dayak ile terbiye edilir. Kadın iğrenç bir döngünün yerinden oynamaması gereken üyesidir. Kadının fikirleri olamaz. Kadının istekleri olamaz. Belirli şartlarda belki camdan dışarı bakabilir. Anahtar sözcükler: "Ama ben erkeğim." - Manyaklaşma abi... Sen on tane kızı arıyorsun telefonla... Şimdiye kadar 170 kere evlenmen 120 civarında da "namus cinayeti"ne kurban gitmen gerekirdi. + O başka... O kızlarla gönül eğlendiriyorum ben... Hem ben erkeğim. En nefret ettiğim düşünce yapısı.
Kara Mizah
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
"İntihar edersen baban seni öldürür."
10/10
·224 syf.··
2023 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 15:43
"Ben bu diziyi izledim." diyenlerin yaşını ortaya çıkartan Sıdıka dizisi, aslında Atilla Atalay tarafından kaleme alınmış olan bir kitap. Çifte Standartlar Enstitüsü mağduru Sıdıka'nın dört duvar arasında yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddeti mizah sanatıyla okuyucuyla buluşturmuş Atalay. "Baba ve Erkek" olduğu için her şeyi yapabileceğine inanan bir baba. Aile kurumunda yaşanan şiddeti olağan olarak kabul eden, kendi çektiği sıkıntıları kızına da yaşatan bir anne. Sırf penisi olduğu için evde üstün çocuk olan bir abi. Ve zekası ve kapasitesini susturup ne denirse onun yapılması istenen bir genç kız, Sıdıka. "Sıdıka: Degüstatör... Şarap tadımcısı... Şarap eksperi. Yazık, hoş da bi çocuktu... Tom Kuruyz'a benziyodu... Tom'un Lüleburgazlı olanı... Babam "Benim degüstatöre verilecek kızım yok" diyip kestirdi attı... Annesi: Yalan mı, içip içip eve gelir, dünyayı zindan ederdi sana... Sıdıka: İçmiyo ki, tadıyo... O içip içip eve gelen babam... Rakı içicisi... Haydari eksperi." Saçını boyatmak istemesinden bile kötü anlam çıkarılan, tuvalette uzun kaldı diye dayak yiyen, abisinin "ama ben erkeğim yaparım" diyerek her şeyi yaptığı bu evde neredeyse nefes almak için bile babasından izin almak zorunda olan Sıdıka. Parkta tek başına oturduğu için, onu taciz etmeyi kendine hak görenlerin, dünya barışı isteyenlerle eyleme katıldığı için onu namussuz ilan edenlerin arasında kalan Sıdıka. Sıdıka o kadar birey yerine konulmaz ki kime oy vereceğine dahi babası karar veriyor. Her ne kadar eğlenceli görünse de, okurken sinirlenip üzen noktaları çok fazla eserin. Okula gönderilmeyen, tüm hakları elinden alınan bu genç kızın, eline geçeni okuyarak dünyaya karşı bakışı ve duruşunu değiştirmesi ama bundan öteye geçememesi can sıkıcı. Sıdıka hiçbir eyleme geçemiyor sadece olanların
Eğlence-Mizah
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
9/10
·224 syf.··
2022 99. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2022 20:47
Merhaba arkadaşlar; İnanın ne yazacağımı bilmiyorum! Çünkü bir zamanların efsanesi olan, şeffaf, bizden biri olarak izlediğim bir dizinin kitabını okumak beni inanılmaz duygulandırdı ve mutlu etti. İyiki de o son güzel dönemleri yani 80 ve 90 ları yaşamışım. Kitapta en az dizi kadar güzel. Sanırım diziyi tekrar edebilirim... Kitapla Kalın...
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
ŞEYTAN DİYOR TARIM İLACI İÇ GEBERT KENDİNİ...
Puan vermedi·224 syf.·
2024 4. kitabı
3 hafta önce okuduğum lakin inceleme yazma fırsatına erişemediğimden dolayı ancak şimdi yazabiliyorum. Sıdıka… Sıdıka Saka bana çok değişik duygular tattırdı. Kah güldürdü, kah düşündürdü, kah duygusallaştırdı. Kendimle bir iç muhasebe yaptırdı. Canım Sıdıka… Etrafımızda o kadar çok Sıdıka’lar var ki… Hepsi gözümüzün önünden duruyor diyemeyeceğim çünkü onlar hep bir yerlerde gizli kalıyorlar, saklanılıyorlar. Üstlerine toplumsal cinsiyet rolleri biniyor, hem de haddinden fazla. Çünkü onlar bir kadın veya bir erkek! Sıdıka’nın dediği gibi; “Nası dalga geçmiyim yaa... Hayat böyle bişey mi yani?.. Kızlar koca bulup yavrulamaya, erkekler sıfır Tempra alıp, koyu Fenerbahçeli olmaya mı geliyo bu dünyaya? Yaşam dediğin sanattır... Sırf evin içinde geçse bile... İnsan hoş bi yemek keşfeder, değişik bi çiçek yetiştirir…” https://1000kitap.com/gonderi/229699846 Sıdıka okula gönderilmemiş lakin kendini çok güzel eğitmiş. Kitaplar okuyan, teleskopla uzaklara bakmak isteyen bir kız. Baskıcı, arada bir kendisine şiddet gösterin bir babaya; tutucu, onun “namusuna” bir “leke” gelmeden evlendirmek isteyen, kendisinin hoşuna gitmeyen bir şey yaptığında veyahut söylediğinde Sıdıka’ya terlik fırlatan bir anneye sahip öyle ki; -İntihar edeceğim anne… Yaşamak istemiyorum artık bu evde. -Sakın yapma Sıdıka. İntihar edersen bir de akşam baban gebertir seni. Ya da; - Saçımı kahkül kestireyim, hafif tonunu açtırıyim... Kızıla kaçan kestane mesela... Değişiklik olur, moralim düzelir... - İyi bari, git orospu ol, açılırsın! Cadoloza bak, morali bozukmuş diye gidip pavyon karıları gibi süslenicekmiş... Baban saçını ööle kıpkızıl görürse seni naapar biliyo musun? - Ay hayat diil Zlata'nın Günlüğü... Noolmuş saçımı değiştirirsem... Anayasada "Sıdıkanın saçı değiştirilemez, değiştirilmesi dahi
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
Dünyanın En Kalabalık ve En Yalnız Penceresi
10/10
·224 syf.··
2025 134. kitabı
Sıdıka, kendi acısına üzülmeyen kadın. Çünkü üzülse dağılır, çünkü üzülse yaşamaz. O, kırıldığı yerde direnen, acısını sessizce un ufak eden kadınlardan. Kavganın ve sevgisizliğin içinde bile sevmeyi becerebilir. Her seferinde dayak yese de dünyanın derdini çözmeye çalışır; kendi derdini değil, dünyanın derdini. Evde nefes alamaz ama insanlığın aldığı nefesi düşünür. Dizini kırıp hâline şükretmez, ama sırf bu gezegenin havasını soluyor diye ona minnet duymayı da bilir. Ağlamaz hiç. Çünkü kendinden daha kötü durumda olanları bilir; zaten elinden gelse önce onları kurtarır. Ailesine kızsa da nefret etmez onlardan, hatta sever. Hem de çok sever. Onların cehaletini, sevgisizliğini, şiddetini bile anlamaya çalışır. Peki niye seviyoruz Sıdıka’yı? Tüm Türk kızları olarak ona ve birbirimize benzediğimiz için mi? Doğar doğmaz elimizden iş tutmamız beklendiği için mi? Yemek yapmayı, evi temiz tutmayı maharet kabul eiiğimiz için mi? Yoksa şiddetin bin bir türlüsünü kanıksadığımız için mi? Belki hepsi biraz. Çünkü Sıdıka’yı sevmek, onu anlamaktan geçer. Dünyanın öbür ucundaki bir insanın acısını hissedebilen, beş yüz yıl yaşamış birinin hikâyesine bile üzülebilenler anlar onu. Sıdıka’yı sevmek, kendinden bir şey bulmaktır onda; onu anlamak, sabrettiğimiz adaletsizlikleri, kırgınlıklarımızı görmektir. Bazı insanlar sanki kalplerine sınır çizmiş gibi severler. Kurallar koyarlar: Aynı milletten olacak, aynı dine inanacak, aynı düşünecek... Yine de yetinemezler; karşısındaki aynı kelimelerle aynı düşünceyi söylese bile sevmeyeceklerdir. Çünkü beceremezler. Sıdıka ise sevebilir. Onun sevgisi kural tanımaz. O, kendisine benzeyeni değil, insana ait olanı sever. Bu kendine kalkan el bile olsa.
1000Kitap
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
“Dar Eve Sığmayan Zekâ: Sıdıka”
9/10
·224 syf.··
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2020 00:00
Kitap boyunca mizah çok güçlü. Fakat o mizahın altında bir sıkışmışlık var. Anlaşılmama hali, “fazla gelme” hali… Zekânın yalnızlığı. Sıdıka’nın en büyük trajedisi mutsuzluğu değil; çevresinin onun derinliğini kavrayamaması. “Sıdıka”yı okurken kahkaha attım, evet. Ama her kahkahanın altında ince bir sızı vardı. Çünkü Sıdıka sadece komik bir karakter değil; bulunduğu eve, hatta bulunduğu zihniyete fazla gelen bir bilinç. Sıdıka bir isyan değil aslında. O, var olma çabası. Bu kitap bana şunu hissettirdi: Bazen insan bulunduğu yerden daha büyüktür. Ama yine de orada kalır, orada nefes almaya çalışır. Ve en çok da buna güleriz. Çünkü başka ne yapabiliriz?
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 18:10
Eski bir türk dizisi olan "Sıdıka" nın var olması sebebi bu kitaptır :) Sıdıka tam roman tarzı değil tam öykü gibi de değil. Sitcom yani durum komedisidir. Yazım dili oldukça açık sade ve anlaşılırdı. İçeriği beni güldürse de ben ayrıca üzüldüm. Konusu ise ; 90larda bir gece kondu mahallesinde annesi , babası ve abisi ile yaşayan Sıdıka klasik bir ev kızıdır. Annesi ona sürekli sen gelinlik bir kızsın istediğin gibi dışarıya çıkamazsın der babası okula göndermez ve abisi ile aynı evde farklı koşullarda yaşamaya itilir. Fakat Sıdıka diğer ev kızlarından çok farklıdır. İklim krizine karşı eylem için birçok kişinin koluna girip eylem yürüyüşü yapar abisi tarafından bir sürü erkeği koluna taktığı için dövülür , komşuluk göstergesi bir devlet başkanına aşure gönderir babası tarafından dayak yer , çeyizi için mikroskop ister bu sefer de annesinden dayak yer . İşte Sıdıka ; Okumayı seven , felsefeye düşkün , araştıran , siyaseti takip eden , radyoya düşkün , bilime sevdalı ... Vizyonu geniş bir ev kızı... Sıdıka'nın sonu ise muallak ... Bu kadar vizyonu geniş bir ev kızı. bu acımasız yazar sayesinde harcandı mı yoksa hayatını dilediği gibi mi geçirdi bir fikrimiz olmayacak :( Ama düşüncelerimde o hep istediğini yapacak düzeye geldi , hayallerini gerçekleştirdi , yeni bir Maria Curie oldu... Yazarımızın gerçekten de acımasız olduğunu düşündüm. Sıdıka ve ben de hem fikiriz buna. Bakın ne diyor: "Bir tuhaf tarafı da , yazarımın erkek olması... Belki de bu yüzden öykülerimin sonunda hep dayak yiyorumdur... Kalem o çocuğun elinde , istemese beni dövdürtmez, ben abimle babamı döverim..." (alıntı)
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
Sıdıka ( Atilla Atalay )
10/10
·224 syf.··
2023 58. kitabı
SıdıkaSıdıka Kadın okumaz! Kadın dışarıya çıkmaz! Kadın balkona bile çıkamaz! Kadın dayak ile terbiye edilir! Kadının fikirleri olamaz! Belirli şartlarda belki camdan dışarı bakabilir! En nefret ettiğim düşünce yapısı… Çöken Dünya’nın kokuşmuş adetlerin, erkek hegemonyasının, kadına psikolojik, fiziksel şiddetin, tüm bunlara rağmen umutla hayata tutunmaya çalışan kahramanı bir güldürü değil, bir neslin özetiydi “Sıdıka” çeyizi teleskop olacak kadar meraklı, kitap fuarı kovalayacak kadar kitap delisi, memleketinin sorunlarını bilecek kadar bilinçli biriydi.Geçmiş yılların en akılcı, en eleştirel ince mizaha sahip dizilerden biriydi o zamanlar, izlerken çocuktum içinde bulunduğun trajikomik durumu anlayamazdım, belki komik olduğun için izlerdim. Ama içinde neler barındırdığını şimdi daha iyi anlıyorum… Kitapta ki etkili sözler. “Bugün kötü olan her şeyi kendisiyle baş başa bıraktım, çünkü dışarıda bahar vardı. Yarın yine olacaktı.” “ Hepimiz derin bir manasızlığın içinde yaşıyoruz.”
2023 Okuma Raporları
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Çocukluğumun dizilerinden Sıdıka. Ne izlerdim seni. Hele de o eğlenceli çizimler ve sevimli müzik jeneriğinle daha çok kalbimi fethederdin. O zamanlar içinde bulunduğun trajikomik durumu o kadar anlayamazdım. Belki de sadece komik olduğun için izlerdim. Ama neler barındırdığını şimdi daha iyi anlıyorum elbette. Atilla Atalay beni eski günlerime götürdün, güzel bir nostalji yaşattın. Saçma sapan ve hepsi birbirinden kopyalanmış, boş içeriklerle ve saçma ilişkilerle dolu günümüz dizilerinin hepsine on basardın belki de. İşte gündüz kuşağımızın şu anki acıklı haline bir teselli olurdun belki. Sıdıka'nın entellektüelliği ve bilgi birikimiyle gülerdik biraz ağlanacak halimize. Ama en azından ettiği afilli sözlerle biraz da olsa sorgulardık bir şeyleri. Çünkü şakayla karışık ettiğin o çok manalı sözler, laf sokmalar o kadar derin ki.. Belki de bugün yayında olsaydın, ettiğin sözlerden dolayı yayın cezası yiyebilirdin Sıdıka. Ne bileyim, sürgün edilirdin. Hapis cezası falan alırdın. Susturulman ve istenildiği gibi konuşman için her şey yapılırdı. Bilgili, sivri dilli, sözünü esirgemeyen, farklı insanlara bu toplumda yer yok. Bastırılmış duygularımızın, yanlış yetiştirilme tarzımızın, toplumumuzun önyargılı düşünce yapısının dile gelmiş halisin sen Sıdıka. Çoğu zaman söyleyemediğimiz şeylerin, sürekli dayak yediği halde sözcüsüsün sen. Kapatıldığın hapishanenin içini birazcık da olsa bulunduğumuz özgür alanımızdan daha iyi değerlendirensin. Güldürdün beni Atilla Atalay. Ama bir taraftan da memleketimin haline Sıdıka'nın çıkarımlarıyla ağlayasım geldi. Hele de kadınımızın haline. Kötü yetiştirilmiş erkek çocuklarının haline. Yanlış davrandığı apaçık ortada olduğu halde pohpohlanıp gaza getirilen ebeveynlerimizin haline Oturduğu yerden herkesi yargılayan, elinden bir şey
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,036 okunma

Yazar Hakkında

Atilla AtalayYazar · 16 kitap
Atilla Atalay, (doğum 1963 İstanbul) yazar. İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Atilla Atalay, 1979 Yılından başlayarak profesyönel mizah yazarı olarak çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Gırgır, Fırt, Hıbır Mizah dergileriyle birlikte bir süre haftalık olarak yayınlanan Gazete Pazar'da ve Milliyet Gazetesi Kültür Sanat Eki'nde köşe yazıları yazdı. Mizah dergilerindeki köşeleri Eray ve Sıdıka büyük ilgi çekti. Yazıları halen Leman ve Lemanyak Dergileri'nde sürmektedir. "Sıdıka" adlı tiplemesi Atıf Yılmaz ve Mahinur Ergun'un yönetiminde Show TV için televizyon dizisi olarak çekildi. Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay için yazdığı "Gelecekte İnecek Var" adlı mini TV dizisi ise ATV'de yayınlandı.