Yılan Hikayesi
Herkese selam! Yine şahane bir kitap önerisiyle karşınızdayım!
Emre, Soner ve Mustafa…
Bu üç arkadaş, aynı lisede öğretmenlik yapmaktadır. Bir akşam tantuni krizleri tutar ve Emre’nin önerisiyle soluğu bir tantunicide alırlar. Yol boyunca radyoda çalan bir şarkı, Mustafa’yı hiç beklemediği bir zaman yolculuğuna çıkarır.
Şirin…
Mustafa’nın çocukluk yıllarının en özel isimlerinden biri. Ona dair anılar zihninin bir köşesinde duruyordu ama o şarkı, bunca yıl sonra neden yeniden aklına düştü? Oysa ki Mustafa artık evli ve çocuk sahibi… Peki ya Şirin? O bunca zamandır neredeydi?
Kader bazen tesadüfleri önümüze öyle bir koyar ki şaşırmamak elde değil. İşte bu soruların ve detayların cevabını öğrenmek için sizi bu kitabı okumaya davet ediyorum!
Bu, yazarın kalemiyle ilk tanışmam oldu ve bildiğim kadarıyla başka bir eseri daha var. Kitap, geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen bir anlatıma sahip. İlk başlarda hikâyeye adapte olmakta zorlandım çünkü olay örgüsü biraz daha bilgi dolu ilerliyordu ve geçmiş ile günümüz iç içe geçerek anlatılıyordu. Ama zamanla parçalar birleşti ve kitap su gibi akmaya başladı.
Yoğunluğum nedeniyle kitabı tek seferde okuyamadım ama sanırım böyle ara ara okumak daha iyi oldu. Zaten benim için tek oturuşta bitirilecek bir eser değildi, sindirerek okumak daha anlamlı geldi. Kitaplarda en sevdiğim şeylerden biri, ana karakterlerin yanı sıra yan karakterlere de yer verilmesi ve bu kitapta da Emre ile Soner’in hayatlarına güzel bir şekilde değinilmişti.
Kitabın sonunda alakasız ya da havada kalan bir olay örgüsü yoktu, aksine bence olması gerektiği gibi, mantıklı bir şekilde sonlandı. Son sayfayı kapattığımda hikâyenin oturduğunu hissettim. Eğer dolu dolu işlenmiş bir geçmiş-günümüz kurgusu okumayı seviyorsanız, bu kitaba bir şans verin!