Geçmişte yeterli teknolojilere sahip olunmadığından otokratik yönetimler çok yaygındı. Çağımızın getirdiği teknolojiler daha doğrusu yapay zeka ile beraber yeni totaliter rejimler doğuyor. Bu sayede algoritma ve datalar yeni otoriteler haline gelmektedirler. Aynı zamanda insanları manipüle edip onları kontrol altına almak gün geçtikçe kolaylaşıyor. Aslında bu çağımızın gittikçe tehlikeleştiğinin bir göstergesi. Her attığımız adımda yalnız değiliz, bizi her zaman gözetleyen birileri var. ‘1984’ ya da ‘Biz’ gibi kitaplar çok eskiden şu anki yaşamımızı tahmin etmişlerdi. Fakat onlar bunun bir yapay zeka tarafından olduğunu düşünmüyorlardı. Tabii ki yapay zeka denen şeyin var olacağını ve onun sayesinde hayatımızın bu hale geleceğini düşünebilir miydik? Emin olun ki çoğu insan ya da millet hala öznelerarası varlığın farkında değiller. Farkında olan ülkeler şimdiden yapay zeka için yeni yasa tasarıları düzenlemeye başladılar bile. Peki bu yapay zekayla bizi seneler sonra neler bekliyor? İşte bu noktada buna ülkeler karar verecek. Çünkü bu saatten sonra en güçlü olmak isteyen ülke yapay zekayı en etkili kullanan ülke olacak. Bu arada bu yazdıklarımı şu an kendim yazıyorum. Ama herhangi bir prompt yazıp bir yapay zeka sohbet botuna gönderseydim bana saniyeler içinde bu yazdıklarımı söyleyebilirdi. Aslında yapay zekanın artık bilgiye ulaşmada ne kadar kolay bir araç olduğunu bu şekilde görüyoruz. Bu kitap sayesinde anladığımda bu aslında. Güngeçtikçe bizi daha da aptallaştıran bir çağa girmiş bulunmaktayız. Maalesef öngörülemez bir hızda ilerlemekte. O yüzden bence sadece kendimizi bu yapay zekaya uygun eğitmeliyiz. Çünkü ondan bir kaçış yolumuz yok.