Merhaba kitap severler;
Size tam da kitabın ismine yakışır gerçek yaşamlara dokunan hikayeyle geldim.
Ah Aziz, Çocuk Aziz, sen okuyucuya nasıl bir etki bıraktın böyle... Her satırda anlattıklarınla dağlayıp geçtin. O küçük yaşta kendi anne babanın evine sığamamış, dedenin evinde bırakılıp omuzlarına koca yükü teslim ettiler. Koca yüreğinle aldın, taşıdın bir gün yoruldum demedın. Hep bir kenarda özlemle kavrulup dururken kökleşmeye çalıştıkça hiç bir yere ait olamadın. Gözünü karartıp hasretle bıcak altına yattın ya ah be çocuk o umut kapın hiç sönmedi. Mahallede sünnet edilen çocukları görünce kendi acını arkana alıp eve o halde gelip yatağına hazırlamana ne demeli? Nasıl olsa nazlanacak annen şehirde diyip avuttun kendini. Maşallah sana demekten kendimi alamıyorum.
Aile bağları, merhamet, ötekileştirme, vefa, vijdan, dönemin pazarlama sektörünün aklını kullanarak köşeyi dönerken, yapılan ahlaksızlıkla kandırmada bir o kadar yaygın olduğunu, aslında hiç bir şeyin hala değişmediğini görmek şaşırtmadı. Sorumluluk, kökleşmeye çabalarken ait olamamak ve hasta bakıma muhtaç kişilerin dışarıdan uğradığı bakışları ve haketmedikleri davranışlara maruz kalmaları da ayrıca çok üzücü.
Kitap tamamen farkındalık yaratıcak ve ana karakterin iç sesi, yazarın akıcı sade bizzat yöresel şivesiyle aktarıldı.
Hikayemiz 1950 'lı yıllarda başlıyor. Her şey Aziz'in babasının İzmir'e yerleşmek istemesiyle başlıyor. Annesi evi ocağı toparlayıp Aziz'i kendi anne/babasına bırakır. Aklı kalmasın diye (omur ilik felçi) kas hastalığı geçiren dayısı Hasan'a göz kulak olmasını ister. Öyle güzel sarıp sarmalar ki kendi mutsuzken, mutlu etmeyi de başarır. Hayat Aziz'e tırnaklarıyla kazıyarak merhametin mükafatını çok çalışarak iyi yerlere getirir,getirmesine amma velakin içinde ki boşluk hiç sönmez.
Hasan'ın hikayesi için bambaşka o yüzden spoi yok arkadaşlar.
Kitapla ve sevgiyle kalın...
İLKNURBerna Nalbantlar
#ikiköybirşehir
@dorlionyayinlari
#fundaileheryerdeoku
#heryerdeoku#etamin
#fyp#kitapoku
#reklam#değil
#benimkütüphanem
#benimseçkilerim