Bitirmem gereken temizlik işini yarıda keserek kitabı sonunda bitirdim. Şimdi ne yapmalıyım tam olarak emin değilim ağlamalı mıyım? Çünkü şuan gerçekten ağlamak istiyorum ama yüzümdeki gülümsemeyede engel olamıyorum.
İlk okumalar benim için yazarın dilini anlama serüvenidir. Ancak ikinci defa okuduğumda daha iyi anlamış ve sindirmiş olabilirim diye düşünüyorum.
Benim kitap, film, animasyon karakterlere aşık olma durumumu herkes bilir ama birini bu kadar benimsediğimi çok fazla hatırlamıyorum. Orlando sanki tanıdığım biriydi belki de hatta o bendim. Sevgisini, tutkusunu, aşkını tanıyorum ve itiraf etmeliyim ki eğer bir reenkarnasyon varsa bir dönem erkek olarak yaşadığıma inanıyorum. Bu düşüncelerimin üzerine böyle bir kitap okumak beni... nasıl tarif etsem bilmiyorum bu kitap beni sarıp sarmaladı.
Bu kitabı temizlik yaptığım haftaya getirmemden ve zihnimin sürekli düşünceler dönüp durmasından kaynaklı bazen akışa ayak uyduramadım ama kesinlikle benim için harika bir kitap. Daha 28. Bölümde demiştim bu kitap benim en sevdiğim kitaplar arasına girer diye. Bu kitabı ikinci okuyuşumda detaylıca incelemek istiyorum ama şuan için bırakın bu kitaba olan, karaktere olan hayranlığımın çoşkusunu yaşayayım.
Orlandoyu sanırım başlangıçtaki sert, çapkın duruşuna nazaran hassas ve kırılgan oluşundan dolayı sevdim. Aslına bakarsanız ağlayan insanlara olan zaafımdan kaynaklanan bir aşkta olabilir. Duygularımı abartarak ifade etmeyi severim. Orlandoyu seviyorum.